Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4178 E. 2026/3901 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4178
- Karar No
- 2026/3901
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1470 E., 2022/1123 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisinin yaklaşık 5 yıldır dava dışı Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası ... Şubesi'nden zirai krediler kullandığını, söz konusu krediler için de yaklaşık 20'den fazla davalı şirketten hayat sigortası yaptırıldığını, murisin 05.01.2016 tarihinde vefat ettiğini, ..., ..., ... ...... ... no'lu poiçeler ile ilgili yapılan başvuru sonucunda sigorta şirketi tarafından verilen cevapta özetle murisin akciğer kanseri olduğu ve bildirim yükümlülüğünü ihlal ettiği ileri sürülerek ödeme yapılmadığını, davalının acentası sıfatı ile hareket eden ... Bankası ... Şubesinin önceden hazırlanmış matbu poliçeyi murise imzalatarak bu konuda ...'na hiçbir bilgi vermediğini ve murise sözleşmenin kurulması aşamasında sigortacılık ilkelerine göre uygun bir şekilde beyanda bulunma hakkının tanınmadığının açık olduğunu belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL poliçe bedellerinin poliçelere konu kredilere ödenmesine, artan kısım olması halinde krediden arta kalan poliçe bedelllerinin müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, ... Sigortası kapsamında sigorta ettirenin banka olduğunu, sigorta sözleşmesinden doğan hak ve alacakları talep etme hakkının bankaya ait olduğunu, sigortalı varislerinin anılan sözleşme kapsamında doğrudan sigorta tazminatına hak kazanmalarının mümkün olmadığını, sigorta tazminatı talep haklarının bulunmadığını, tarımsal kredi müşterisi sigortalı olarak murisin dosyanın tarafı olmayan T.C ... Bankası A.Ş. ile şirketleri arasında imzalanmış bulunan ... Sigortası Sözleşmesi kapsamında sigortalanmış olması nedeniyle "sigortalı" olarak riziko şahsı olduğunu, sözleşmenin hak ve yükümlülükleri bakımında doğrudan taraf olmadığını, sigortalı kredi müşterisinin T.C ... Bankası A.Ş ile imzalamış olduğu Tarımsal Kredi Sözleşmeleri'nin 12.maddesi olan "Sigorta" başlıklı düzenleme kapsamında bankayı sigorta yaptırma konusunda yetkili kıldığını, sigortalının vefatı tarihinde yürürlükte bulunan diğer poliçelerinin başlangıç tarihlerinin, sigortalının kanser hastalığına dair bulgu aldığı ve ölüm belgesi ile de sabit olduğunu, kanser olduğu tarihten sonraki tarihe ilişkin olduğundan ve sigorta dönemi öncesinden gelen kanser hastalığı özel şart ile teminat kapsamı dışında bırakıldığından reddedilerek ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... ... ... no'lu sigorta poliçelerine ilişkin kredi ... sigortası sertifikaları bilgi ekranı sistem çıktısının dosyada yer aldığı, ancak ... ... ... no'lu sigorta poliçelerine ilişkin kredi ... sigortası bilgilendirme formu ve kredi ... sigortası sigorta/sağlık beyan ve sertifika talep formunun dosyada tespit edilemediği ve bu nedenlerle ... ... ... no'lu sigorta poliçelerine ilişkin beyan formunda akciğer kanserine ilişkin soruya ne şekilde cevap verildiğinin belirlenemediği bildirilmiş ise de kullanılan kredi sözleşmesinin genel tarımsal kredi sözleşmesi olduğu ve her kredi kullanımı için ayrı ayrı kredi sözleşmesi, bilgilendirme formu, talep formu alınması işleminin uygulanmadığı, işleme alınan tek bir genel kredi sözleşmesi sonrasında tanımlanan limit kapsamında farklı tarihlerde ve farklı limitlerde kredi kullanımının söz konusu olduğu, kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihin 02.10.2015 tarihi olduğu ve bilgilendirme formu ve sağlık beyan formunun da bu kapsamda tarihlerinin 02.10.2015 olduğu, sonraki tarihlerde yapılan hayat sigortalarının 02.10.2015 tarihinde kullanılan kredi sözleşmesi kapsamında tanımlanan limit dahilinde kullanılan kredi tutarına istinaden yapıldığı, davacı vekilinin de 11.06.2019 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde söz konusu poliçelerin 2015 yılından önce başlamış olup davalı tarafından yenilenerek devam ettirildiği ve bedelinin alındığını kabul ettiği, bu nedenle bu poliçeler yönünden ayrıca ıslak imzalı beyan formunun ve ıslak imzalı poliçenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; her bir poliçenin ayrı ayrı hangi tarımsal krediye bağlı olduğunun ve bu tarımsal kredinin hangi tarihte kullandırıldığının tespitinin gerektiğini, tarım kredi sözleşmesinin değil sadece ... numaralı poliçeye ilişkin Kredi ... Sigortası Sözleşmesi'nin düzenleme tarihinin 01.10.2015 olduğunu, bu hususta davalı sigorta şirketinin sadece poliçeyi gönderdiğini, poliçelerin bağlı olduğu tarımsal krediye ait evrakların gönderilmediğini, başvuru tarihinin, kredinin onaylandığı tarihin, kredilerin kullandırılma tarihinin, hayat sigortalarının poliçe başlangıç tarihinin kesin olarak tespit edilemediğini, tarımsal krediye ilişkin evrakların celp edilemediğini, poliçelerin davalı tarafından kendiliğinden yenilenip yenilenmediği, murisin bu poliçeleri imzalayıp imzalamadığı, poliçelerin hangi tarihte başladığı gibi hususların somut olarak tespit edilmediğini, 02.10.2015 tarihli ... nolu poliçeye ilişkin sertifika evrakları dikkate alınarak murisin 17.09.2015 tarihinde kanser olduğunu bildiği ve beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği kanısıyla davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 6502 sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2. maddesi gereğince davacılar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.