Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3735 E. 2025/2108 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3735
- Karar No
- 2025/2108
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/48 D.İş -2023/46 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-936 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/242873 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı ve davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkıp devrilmesi sonucunda 17.10.2017 tarihinde yaralamalı tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri, 1.600,00 TL tedavi gideri ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 6.800,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini 188.163,58 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; davanın kısmi dava olarak nitelendirilmesi gerektiğini, davacının dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet oranının yüksek olarak belirlendiğini, müvekkilinin almış olduğu uzman mütalaasına göre davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyetinin %2 oranında olduğunu, çelişkinin giderilmesi ve maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin teminat dışı olması ve SGK'nın sorumluluğunda olması nedeniyle bakıcı giderinden ve tedavi giderinden sorumlu olmadığını, aksi kanaat halinde hesaplanan tazminattan %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, bakıcı gideri tazminatının hesaplanmasında net asgari ücretin dikkate alınması gerektiğini, davacının memur olup olmadığının ve SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin rapor ücretinden sorumlu olmadığını, temerrüde düşmediğinden faizden sorumlu olmadığını, faize karar verilmesi halinde yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olmaması nedeniyle davacı vekiline usulüne uygun maluliyet raporu sunması için süre verildiği ve davacı vekilince sunulan 25.07.2022 tarihli maluliyet raporunun usulüne uygun olmaması nedeniyle davanın usulden reddine ve davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 6.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından sunulan raporların değerlendirilmesi sonucunda, davacının maluliyetinin kalça hareket kısıtlılığına bağlı olarak %5 oranında olduğunun kabul edildiği, davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile rapor alındığı ve alınan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülerek davacının itirazının kabulü ile davanın kabulüne, 188.163,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri, 1.600,00 TL tedavi gideri ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının 03.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporunda sadece sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden hesaplama yapıldığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatının hesaplanmadığını, bu hususta itirazların ileri sürülmüş olmasına rağmen, itirazların değerlendirilmeden karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, müvekkili tarafından sunulan 25.07.2022 tarihli maluliyet raporunun usulüne uygun olması ve müvekkilinin iş bu raporda sürekli iş göremezlik oranının %7 oranında belirlenmiş olmasına rağmen müvekkilinin maluliyetinin %5 oranında olduğunun kabulü ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkili lehine nispi ve tam vekalet ücretine hükmolunması gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmamasına rağmen başvurunun kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet oranının yüksek olarak belirlendiğini, müvekkilinin almış olduğu uzman mütalaasına göre davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyetinin %2 oranında olduğunu, çelişkinin giderilmesi ve maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının memur olup olmadığının ve SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin teminat dışı olması ve SGK'nın sorumluluğunda olması nedeniyle bakıcı giderinden ve tedavi giderinden sorumlu olmadığını, aksi kanaat halinde hesaplanan tazminattan %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle hesap yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına,davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmiş olmasına, davalının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 27.04.2021 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %8 oranında olduğu kabul edilmiştir. Yine davacı tarafça dosyaya sunulan Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikinliği tarafından düzenlenen 25.07.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin toplam %8 oranında olduğu kabul edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince rapor alınmaksızın davacı tarafından sunulan raporların değerlendirilmesi sonucunda, davacının maluliyetinin kalça hareket kısıtlılığına bağlı olarak %5 oranında olduğu kabul edilerek karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirilmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacının yerleşim yerine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda raporlar arasındaki çelişkiyi de giderecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3-Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile bakıcı gideri tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talep edilmiş ise de; İtiraz Hakem Heyeti tarafından alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının bu talepleri hakkında herhangi bir tespit ve hesaplama yapılmadığı görülmüştür. İtiraz Hakem Heyetince davacının davaya konu trafik kazası nedeni ile talep etmiş olduğu geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı yönünden, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatının ne kadar olduğu hususlarında tespit ve hesaplama yapılması için rapor alınan aktüerya bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 4- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87.maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51.maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap dilekçesinde hatır taşıması def’inde bulunulmuş ise de İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda hatır taşıması nedeniyle hesaplanan tazminattan indirim yapılmadan karar verilmiştir. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma dosyasından davacı ile sürücünün arkadaş oldukları ve birlikte yolculuk yaptıkları sırada kazanın meyadana geldiği anlaşılmaktadır. Şu halde davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Aksi durum davacı tarafça ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51.maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.