Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2536 E. 2023/5796 K. – Kurum Zararı

Konu: Kurum Zararı Nedeniyle Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2536
Karar No
2023/5796
Karar Tarihi
Konu
Kurum Zararı Nedeniyle Alacak

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2168 E., 2021/88 K. HÜKÜM/KARAR : Ret/Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/255 E., 2019/197 K,

Taraflar arasındaki kurum zararı nedeniyle alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan 2016/5312 Sor. sayılı dosya ile Kastamonu Adliyesi Mahkemeler Veznesinde görevli davalı ... hakkında zimmet suçundan soruşturma başlatıldığını, aynı dosya üzerinden diğer davalılar hakkında suçtan elde edilen mal varlığını aklama suçundan soruşturma yürütüldüğünü, şüpheli hakkında düzenlenen tespit tutanağında zimmetine geçirdiği paranın 756.486,69 TL olduğunu, şüphelinin eşi ... adına kayıtlı ... plakalı BMW marka aracı kayınpederi ...'a muvazaalı olarak 29.09.2016 tarihinde devrettiğini belirterek 756.486,69 TL'nin davalılardan zimmete geçirme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 12.02.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 808.675,76 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; müvekkili hakkında zimmet suçundan değil suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama suçundan soruşturma yürütüldüğünü, müvekkilinin malvarlığında fahiş bir artış olmadığını, zimmet suçunun birlikte işlenildiği iddiasının dayanaksız olduğunu, dava konusu bedelin müteselsilen tahsili talebinin hukuki dayanağı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... vekili; müvekkilinin, eşi İsmail'in işlediği iddia olunan zimmet suçu ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, suçtan elde edilen malvarlığını aklama olarak değerlendirilebilecek bir eylemi bulunmadığını, kovuşturmanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

3. Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in zimmet suçunu işlediğinin kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, davacı kurumu 808.675,76 TL zarara uğrattığı ve zimmet suçunun işlendiği tarih olan 30.09.2016 tarihi itibariyle mütemerrit olduğu, diğer davalılar ...'nün suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçunu işlemedikleri ve davacı kurumu zarara uğratmadıklarına dair kesinleşmiş ceza kararında belirlenen ve hukuk hakimi yönünden başlangıç olan maddi olgular doğrultusunda davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 808.675,76 TL'nin 30.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ceza dosyasında beraat etmiş olmaları nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haklarında davanın reddi kararı verilen davalıların iddia edilen suçu işlemedikleri, kamu zararına sebebiyet verdiklerinin ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; suçtan elde edilen gelir ile satın alındığı bildirilen ... plakalı BMW marka otomobilin ... tarafından nasıl alındığı incelenmediği gibi aracın soruşturma devam ederken satılmış olduğunun da göz ardı edildiğini, ...'ın damadının talebi üzerine 15.01.2015 tarihinde Şekerbank’tan kredi çektiğini ve damadına verdiğini söylemişse de parayı damadına verdiğini herhangi bir belge ile ispat edemediğini, kredinin çekildiği tarih 15.01.2015 olmakla birlikte aracın ... tarafından alındığı tarihe yakın bir tarih olup olmadığının dosyadan anlaşılamadığını, davalıya ait olarak tespit edilen tek şeyin eşi ...’ye ait olan ... plakalı BMW marka otomobil olup aracın adliyede denetim başlayınca ... tarafından ...’a devredildiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından işlenen zimmet suçundan elde edilen para ile alınan ve eşi ... adına kayıtlı otomobilin kayınpederi ...'a muvazaalı olarak devredilmesi nedeniyle zimmete geçirilen paranın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi.

3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı ... ve ...'ın kamu zararına sebebiyet verdiklerinin ispatlanamamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (J) bendi maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2536, K. 2023/5796, T. 02.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-2536-e-2023-5796-k-beb9aa2a2f9d