Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2414 E. 2026/3857 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2414
Karar No
2026/3857
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1527 E., 2022/2009 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin çocuğu ...'in davalılardan ...'in maliki bulunduğu ve diğer davalı ...'nın sürücüsü bulunduğu ve ... A.Ş. tarafından sigortalı bulunan aracın 13.07.2007 günü çarpması sonucu ağır yaralanıp günlerce yoğun bakım tedavisi gördüğünü, sağ ayağının kopması nedeniyle birkaç kez ameliyat edildiğini, ayağın yerine dikilmesine karşın sağlığına kavuşamadığını, açıklanan nedenlerden dolayı manevi tazminat talep etme hakkının tamamı saklı kalmak ve maddi tazminata ilişkin fazlaya ait talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 6.000,00 TL maddi tazminatın ... A.Ş. bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini maddi tazminat yönünden sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme mahsup edilerek 130.006,48 TL'ye, manevi tazminat yönünden davacı çocuk için 20.000,00 TL, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 5.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin kusurlu olmadığını, ana ve babasının velayeti altında bulunan çocuğun trafiğe açık alanda yalnız başına bisikleti ile dolaşması anne ve basanın özen, koruma ve gözetme yükümlülüğü ağır ihlal niteliğinde olup davaya konu trafik kazasının davacıların ihmali sonucu meydana geldiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 114.398,68 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizle davalılar ... ve ...’dan ortaklaşa ve dayanışmalı olarak tahsiline, fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına, davacı ...’in geçirdiği kaza nedeniyle beliren 56.341,50 TL tedavi giderinden SGK’nın daha önce ödemiş olduğu 3.733,70 TL'nin mahsubu sonrası bakiye kalan 52.607,80 TL tedavi giderinin ödeme yükümlüsü SGK olduğundan davalılar hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, davalı ... hakkındaki maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, davalı ...'nın tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı nedeniyle davacının yaşadığı elem ve acının karşılığı olarak tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olayların gelişimi gözetilerek takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan tarihinden itibaren yasal faiziyle avalılar ... ve ...'den ortaklaşa ve dayanışmalı olarak alınıp davacı ... velileri ... ve ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ...'nın tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı nedeniyle davacının yaşadığı elem ve acının karşılığı olarak tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olayların gelişimi gözetilerek takdiren 5.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ... ve ...'den ortaklaşa ve dayanışmalı olarak alınıp davacı ...'e verilmesine, davalı ...'nın tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı nedeniyle davacının yaşadığı elem ve acının karşılığı olarak tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olayların gelişimi gözetilerek takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ... ve ...'den ortaklaşa ve dayanışmalı olarak alınıp davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir. V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme düşülmeden karar verilmesinin doğru olmadığı, aktüerya ek bilirkişi raporunda tespit edilen 114.398,68 TL tazminattan sigorta şirketinin ödemesi olan 37.000,00 TL'nin düşülmesi ile kalan 77.398,68 TL tazminata karar verilmesi gerektiği belirtilerek davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, buna göre maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 77.398,68 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizle davalılar ... ve ...’dan ortaklaşa ve dayanışmalı olarak tahsiline, fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına, davacı ...’in geçirdiği kaza nedeniyle beliren 56.341,50 TL tedavi giderinden SGK’nın daha önce ödemiş olduğu 3.733,70 TL nın mahsubu sonrası bakiye kalan 52.607,80 TL tedavi giderinin ödeme yükümlüsü SGK olduğundan davalılar hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, davalı ...Ş. hakkındaki maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davalı ...'nın tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı nedeniyle davacının yaşadığı elem ve acının karşılığı olarak tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olayların gelişimi gözetilerek takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ... ve ...'den ortaklaşa ve dayanışmalı olarak alınıp davacı ... velileri ... ve ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ...'nın tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı nedeniyle davacının yaşadığı elem ve acının karşılığı olarak tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olayların gelişimi gözetilerek takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ... ve ...'den ortaklaşa ve dayanışmalı olarak alınıp davacı ...'e verilmesine, davalı ...'nın tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı nedeniyle davacının yaşadığı elem ve acının karşılığı olarak tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olayların gelişimi gözetilerek takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ... ve ...'den ortaklaşa ve dayanışmalı olarak alınıp davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; taraflarınca hesaplanan tazminat miktarında sigorta şirketi ödemesi mahsup edilerek ıslah yapıldığını istinaf kararının bu yönüyle hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; feragat nedeniyle kendileri hakkında da ret kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar BK'nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun bazı hukuki sonuçları vardır. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur.(BK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(BK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(BK163/1). Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (BK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.(BK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur.(BK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan 2918 sayılı KTK madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; davalı işletenin aracının işletilmesi sırasında doğacak 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu trafik sigortacısı karşılamak durumunda olduğundan somut olaya bakıldığında dosyada mevcut ibraname ile davacı tarafın ödeme karşılığında sigorta şirketi ve sigortalısını ibra ettiğini belirtitği ve sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiği anlaşılmaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere sigorta şirketinin ibra karşılığı davacıya yaptığı ödemenin zararı tamamen karşılamaması halinde davalı işleten, poliçe limitini aşan miktarda zarar varsa limiti aşan kısımdan sorumlu olacaktır. (aradaki poliçe ilişkisi nedeniyle) Eğer limitin altında bir zarar varsa davalı işleten ibra nedeni ile bu oranda sorumluluktan kurtulmuş olacaktır. Davalı araç sürücüsü ise poliçe ilişkisinin tarafı olmadığı ve haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sigorta şirketine rücu hakkı söz konusu olmadığından, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme kadar davalı sürücünün borcu sona erecek, sigorta ödemesinin üstünde kalan zarar miktarından ise sürücü sorumlu olacağı gözetilerek karar verilmesi gerekirken bu durum dikkate alınmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu düzenlemeler Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olmasına rağmen, (davalı ... yönünden karar doğru olmakla birlikte) davalı sigortalı ... yönünden, limiti aşan miktardan sorumlu olacağı, davalı ...'ın limit kadar sorumluluktan kurtulacağı gözetilmeksizin, aktüer raporunda belirlenen sürekli iş göremezlik zararından poliçe limit miktarı olan 60.000,00 TL mahsup edilerek kalan tutardan sorumlu tutulması gerekirken, ödeme tutarı mahsup edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılar ... ve... iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2414, K. 2026/3857, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-2414-e-2026-3857-k-fb8b2cf64d30