Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1582 E. 2023/9372 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1582
Karar No
2023/9372
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/5 E., 2022/358 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin karşıdan karşıya geçmek isterken davalı ...'ın idaresindeki aracın çarpması neticesinde ağır şekilde yaralandığını, diğer davalı ... Otomotiv Ltd. Şti'nin davalı ...'ın çalıştığı otomobil servis ve pazarlama işiyle uğraşan şirket olduğunu, şirketin hem işleten hem de adam çalıştıran kişi sıfatıyla kusursuz sorumluluğa sahip olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinde kemik kırıkları oluştuğunu, aylarca yatağa bağımlı bir hayat sürdüğünü, vücudunda kalıcı eserler oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi 5.000,00 TL manevi, 5.000,00 TL vücut bütünlüğünün zarara uğramasından doğan zararların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 27.127,05 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... AŞ ve davalı ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri ile davalı ..., davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.03.2015 tarihli ve 2012/141 Esas, 2015/108 Karar sayılı kararıyla; davacının maddi tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 27.127,05 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsil alınarak davacıya ödenmesine (sigorta şirketinin poliçe limiti ve dava tarihinden itibaren faiz ile sorumlu tutulmasına), manevi tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... Otomotiv Ltd. Şti. ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd .Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.10.2018 tarih ve 2015/13189 esas ve 2018/8838 karar sayılı ilamı ile davalı ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin tüm ve davalı ... AŞ vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen (faiz başlangıcına ilişkin bulunan dışındaki) diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Mahkemece, davacının kaza nedeniyle meydana gelen işgücü kaybı hususunda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 30/05/2014 tarihli ve %32 oranında maluliyet olduğunu belirten raporu hükme esas alınmış ise de bu rapor, İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün %61 maluliyet oranına ilişkin 14/07/2013 tarihli raporuyla çelişki arzetmektedir. Dosya içinde davacının maluliyetine ilişkin çelişkili iki ayrı rapor bulunmaktadır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi açısından ATK Genel Kurulu'ndan usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet oranının belirlenmesi amacıyla rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalı ... AŞ vekilinin temyiz itirazları yönünden; Davacı vekili, dava dilekçesindeki 6.000,00 TL'lik maddi tazminat talebini 12.11.2014 tarihinde ıslah yolu ile 27.127,05 TL'ye yükselttiklerini bildirmiş, ıslaha karşı davalı ... AŞ vekilince süresinde zamanaşımı def'inde bulunulmuştur. Kaza 08.09.2005 tarihinde olmuş olup, olayda 5237 sayılı TCK uyarınca 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin uygulanacak olması karşısında ıslah edilen kısım yönünden talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti önem arz etmektedir. Bedensel zararlarda, uğranılan zararın tespit edilebilmesi için, meydana gelen yaralanmanın niteliği de nazara alınarak, öncelikle zarar nedeniyle gerekli tedavi sürecinin bitmiş olması gerekir. Zira, tedavi devam ederken zarar gören kişinin sürekli ve geçici işgöremezlik durumu tam olarak tespit edilemez. Daha açık bir ifade ile, tedavi devam ederken kişinin yaralanma nedeniyle uğramış olduğu zararı tam olarak tespit edilemez. Somut olayda da, davacıda kaza nedeni ile makat ve mesane yırtığı oluşmuş, İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 14/7/2013 tarihli raporunun içeriğinde, davacının 21/04/2008 tarihinde Özel Çankaya Tıp Merkezinde anüs sfinkterinden ameliyat olduğu belirtilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, davacının maluliyeti yönünden gelişen durum bulunup bulunmadığının tespiti, (ıslah edilen kısım yönünden) davalı ... Aş'nin zamanaşımı def'i yönünden önem arz etmekte olup, mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde mahkemece; yukarıda (2) nolu bozma nedeni ile ATK Genel Kurulu'ndan alınacak raporda; davacının kazadaki yaralanması ile tüm tedavi belgeleri,maluliyet raporları ve muayene sonuçları değerlendirilmek suretiyle, süreç içinde kazadaki yaralanmaya bağlı gelişen bir durum olup olmadığının tespiti, gelişen durum olduğunun saptanması halinde ise bu yeni durumun ne zaman ortaya çıktığı, tedavi sürecinin ne zamana kadar devam ettiği ve hangi tarihte bittiği konularının da raporda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli şekilde belirlenmesinin istenmesi;daha sonra bu rapor da irdelenerek, zararın ne zaman öğrenildiği ya da öğrenilmesi gerektiği değerlendirilip, ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının belirlenmesiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin manevi tazminata ve vekalet ücretine, davalı ... AŞ vekilinin faiz başlangıcına dair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma gereği düzenlenen ATK tarafından düzenlenen 02.09.2021 tarihli raporun değerlendirilmesi sonucu davalı ... şirketinin 12.11.2014 tarihli ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazı yönünden kazanın 08.09.2005 tarihinde gerçekleşmiş olması gözetilerek zamanaşımının bu tarihten başlayacağı gözetilerek 8 yıllık ceza zamaşımı süresinin de (2013 yılında) dolduğu, ilk ıslah hakkı kullanıldığından her ne kadar ATK raporu sonrası daha fazla maddi zarar hesabı yapılmışsa da ilk ıslah edilen 27.127,05 TL üzerinden diğer davalılar hakkında hüküm kurulduğu, davacının ağır şekilde yaralanması, davalının kusurlu oluşu ve olayın oluş şekli itibariyle tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve her ne kadar bozma sonrası daha düşük maluliyet oranı tespit edilmişse de gözetilerek günümüz ekonomik koşulları gözetilerek 3.000,00 TL manevi tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabul kısmen reddine, 27.127,05 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... şirketinin zamanaşımı itirazı nedeniyle 6.000,00 TL'lik kısımdan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile) alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne 3.000,00 TL'nin davalı ... Otomotiv ve davalı ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd .Şti. vekili temyiz dilekçesinde; İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/632 E., 2010/772 K. sayılı dosyasından alınan 29.07.2007 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davacı ...'in meydana gelen olayda birinci derece kusurlu olduğunun tespit edildiği, fakat bu raporun asliye hukuk mahkemesince dikkate alınmadığını, hükme esas alınan meslekte kazanma gücünü kaybetme oranı ve işgöremezlik süresi çok yüksek olup gerçeğe uygun olmadığını, kazada birinci derece kusurlu olan davacının, kaza ile ilgisi olmayan bir takım kayıpları da sanki kaza sonucu meydana gelmiş ve devam ediyormuş gibi değerlendirildiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 08.09.2005 tarihinde davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi atfıyla mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd .Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd.Şti.'ne yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1582, K. 2023/9372, T. 18.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-1582-e-2023-9372-k-7eafcfef94a4