Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1327 E. 2023/10050 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1327
- Karar No
- 2023/10050
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1614 E., 2022/2374 K. HÜKÜM/KARAR : Davacının istinaf başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/162 E., 2022/200 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.05.2009 tarihinde dava dışı sürücü ...'nın idaresindeki kamyoneti ile seyri sırasında, kendisiyle aynı istikamette önünde seyreden dava dışı sürücü ...yönetimindeki traktörün arkasına takılı römorkun sol arka kısmına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, kamyonette yolcu olarak bulunan müvekkilinin kızı Nezaket''in vefat ettiğini, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/279 Esas ve 2010/157 Karar sayılı dosyasında, taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan açılan kamu davası, sürücü ...'nın asli kusurlu, sürücü ...'ın ise tali kusurlu olduğunu belirleyen Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlendiğini, 05.04.2010 tarihli rapor hükme esas alınmak sureti ile sürücü ... hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, sürücü ...hakkında ise ceza mahkûmiyetine karar verildiğini, davaya konu trafik kazası ile ilgili olarak Axa Sigorta A.Ş. tarafından, kamyonetin işleteni dava dışı ... aleyhine Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/739 Esas ve 2015/865 Karar sayılı dosyasında taşıma sınırı üzerinde yolcu taşıma nedenine dayalı olarak açılan rücuen tazminat davasında hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda; kamyonet sürücüsü ...'nın asli ve % 80 oranında kusurlu olduğu, traktör sürücüsü ...'ın tali ve % 20 oranında kusurlu olduğu, kamyonetin Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalandığından davalı ...Ş.’nin, kazaya karışan ve ... adına kayıtlı olan traktörün ise Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bulunmadığından davalı ...'nın müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına gidildiğini, müvekkilinin, kızı ... vefatı nedeni ile destekten yoksun kaldığını, fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla; 5,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihinde geçerli kişi başı poliçe teminat limitleri ile sınırlı olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini, arabuluculuk faaliyeti için yapılan giderleri, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeni ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16/2-c maddesi gereğince 900,00 TL maktu arabuluculuk faaliyeti vekâlet ücreti, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin, müştereken ve müteselsilen davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kaza tarihinin 17.05.2009 olması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin mesuliyetinin kusur oranı ve teminat limitiyle sınırlı olduğunu, müvekkilince 2011 yılında davacı ... için 3.578,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, davacı ... 17.05.2011 tarihinde ibraname imzaladığını, bu ibraname ile 17.05.2009 tarihli kaza ile ilgili başkaca bir alacağı kalmadığını kabul ettiğini, müteveffanın ölümüne neden olan motorlu aracın geçerli bir sigorta poliçesinin bulunup bulunmadığının araştırılarak yapılan ödemeler ile yapılan temliklerin dikkate alınmasını, müterafik kusur halleri mevcut olduğunu, hesaplanan tazminat tutarından %20 indirim yapılmasını, davanın diğer dava sorumluları ZMMS olmayan araç sürücüsü ...'a ve aracın işleteni ...’na ihbarını talep ettiklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından başvuru için gerekli evrakların tamamının müvekkili şirkete ibraz edilmediğini, başvuru şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ölüm/sakatlık halinde azami 150.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigortanın sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, dava konusu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacının desteğinin yolcu olarak bulunduğu araca en fazla 5 kişi binmesi gerekirken 8 kişinin bulunması nedeniyle aracın taşıyabileceğinden fazla yolcu taşıdığından müterafik kusur indirimi yapılmasını, kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunun araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların kusurunun tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 18.05.2021 tarihli raporda; dava dışı sürücü ...’nın % 80 oranında kusurlu, dava dışı sürücü ...’ın % 20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, istiab haddinin aşılıp aşılmadığı, aşılmış ise kazaya münhasır etkisinin bulunup bulunmadığı, desteğin emniyet kemeri takmış olsa bile yine ölümün meydana gelip gelmeyeceği ve bu hususun kusura etkisinin olup olmayacağı hususlarının tespiti yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 28.10.2020 tarihli raporunda; trafik kazalarında emniyet kemeri takmanın travmanın etkisini azaltıcı etkisinin olduğunun tıbben bilindiği ve zamanında otopsi yapılarak çocukta kazaya bağlı oluşan travmaların lokalizasyonları, ağırlıkları ve özellikleri araştırılmadığından mevcut verilerle çocuğun emniyet kemerinin takılı olması durumunda da kurtulup kurtulamayacağının tıbben bilinemeyeceğinin tespit edildiği, davacı ... vekili olan Av. .... tarafından davalı ... Hesabından destekten yoksun kalma tazminatının tahsili için başvuruda bulunulduğu, yapılan başvuru neticesinde 26.05.2011 tarihli havale talimat formunda belirtilen Iban numarasına ve davacı ... hesabına ödeme yapıldığı, bu ödemelere neticesinde davacı tarafından davalı ... Hesabının ibra edildiği, ibra tarihi olan 17.05.2011 tarihinden sonra mahkemeye ilgili hususta açılan dava tarihinin 10.06.2020 olduğu, KTK 111/2 maddesi kapsamında tanınan 2 yıllık hak düşürücü sürenin dava açılış tarihi itibariyle dolmuş olduğu, bu nedenle ... yönünden davanın reddine, davalı ...Ş'nin ZMMS Poliçesi 2009 yılı Sakatlanma ve Ölüm Klozu Teminat Limiti 150.000,00 TL olması nedeniyle, davalının sorumluluğu dahilinde 150.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...Ş.'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ( poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) tahsili ile davacının arabuluculuk vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 16. maddesinin akdi avukatlık ücretini konu aldığı ve müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücreti belirlediği ve bu maddede yer alan arabuluculuk vekalet ücretlerinin HMK 323. madde kapsamında yargılama gideri olduğuna dair bir hüküm bulunmaması sebebiyle reddine karar verildiği, karar verildikten sonra davacı vekilinin 05.05.2022 tarih ve 13.05.2022 havale tarihli tarihli dilekçeleri ile davadan feragat etmesi nedeniyle ek karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... lehine fazla miktarda vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu, hüküm altına alınan 1.360,00 TL arabulucu ücreti ödenmiş olduğundan tekrar tahsiline yer olmadığına ve harç tahsil müzekkeresi yazılmamasına şeklinde karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; feragatin ön inceleme tutanağının düzenlenmesinden sonra yapıldığı, nispi tarifeden yapılacak vekalet ücreti hesabı maktu vekalet ücretini aştığından mahkemece davalı ... lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi tarifeden yapılan hesaba göre vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, 23.05.2022 tarihinde arabuluculuk ücretinin yatırıldığı Uyap kayıtlarından görüldüğü, bu yönde bir hata olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasına ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ile Bölge Adliye Mahkemesince takdir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, kabule göre de yargılama giderinin sadece davalı ... Hesabından tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.