Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1273 E. 2023/4462 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1273
- Karar No
- 2023/4462
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/118 E., 2022/2060 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen iş yeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkiline Banka Yangın Sigortası Poliçesi ile sigortalı Halk Bankası Karabük Şubesinin su basması sonucu hasara uğradığını, eksper incelemesi sonucu belirlenen hasar bedeli 22.958,00 TL'nin sigortalıya ödendiğini, sigortalı bankanın binanın 1, 2 ve 3 üncü katlarında, davalıların işlettikleri Denticity isimli polikliniğin ise 4, 5 ve 6 ncı katlarda faaliyet gösterdiğini, poliklinikte gnatus diş ünitesine bağlı hava ve su ile çalışan kreşuvar bardaklığına gelen pinömatik borunun patlaması sonucunda sızan suyun şubenin asma tavanlarına, elektrik tesisatına ve laminant parkelerinde hasara sebep olduğunun tespit edildiğini, davalıların kusurlu ve sorumlu olduklarını belirterek ödenen 22.958,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davalıların tam kusurlu olmadıklarını, Halk Bankası A.Ş'nin de kusuru bulunduğunu, havalandırma boşluğunun izolasyonsuz kapatıldığını, kapatma yapılırken hava boşluğu olan alana gelecek su akıntılarının tahliyesi için tesisat döşenmediğini, davacı tarafından yeterli inceleme yapılmadan ödeme yapıldığını, kullanıldığı iddia edilen tüm malzeme ve işçilik bedellerinin fahiş gösterildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli ve 2014/602 Esas, 2015/413 Karar sayılı kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 8.256,60 TL'nin 02.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.02.2019 tarihli ve 2016/210 Esas, 2019/860 karar sayılı ilamıyla; "..Somut olaya bakıldığında, davacının sigortalısının maliki olduğu dairelerin bulunduğu ana taşınmazın, kat mülkiyeti kurulmuş bir taşınmaz olduğu; davacı ... şirketince sigortalanan işyerinde davalıların işlettikleri Denticity isimli poliklinikte gnatus diş ünitesine bağlı hava ve su ile çalışan kreşuar bardaklığına gelen pnömetik barının patlaması sonucunda suyun sızması nedeniyle maddi hasar meydana geldiği gerekçesiyle davalılara husumet yöneltildiği, ana taşınmazda kat mülkiyeti kurulmuş olması sebebiyle davada Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.05.2019 tarihli ve 2019/99 Esas, 2019/151 karar sayılı kararı ile; davanın görev nedeni ile usulden reddine karar verilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Karabük Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli ve 2019/840 Esas, 2019/1427 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 8.256,00 TL'nin 02.05.2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.02.2020 tarihli ve 2020/917 E. 2020/2382 K. sayılı ilamında "...mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı 21.11.2019 tarihli kısa kararda “davanın kısmen kabulüne” denilmekle yetinilmiş, gerekçeli kararda “davanın kısmen kabul-kısmen reddi ile 8.256,60 TL'nin 02/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine” karar verilmiştir. Bu durum HMK'nin 294/3. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderildiği bir hüküm kurulmak üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 12.11.2020 tarihli ve 2020/545 Esas, 2020/1189 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak davanın kısmen kabulü ile 8.256,60 TL'nin 02.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 10.11.2021 tarihli ve 2021/2354 E. 2021/8549 K. sayılı ilamında "...dosya kapsamından, 12.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda bankanın % 80, davalıların % 20 oranında kusurlu olduklarının bildirildiği, 22.08.2015 tarihli bilirkişi raporunda ise bankanın % 40, davalıların % 60 oranında kusurlu olduklarının bildirildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, yeni bir uzman bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ".. davalı tarafın aydınlatma boşluğuna kapı açarak kullanması, bu durumun yaratacağı risklerle ilgili bir tedbir almamaları, kreşuar makinasında icap eden bakım ve kontrolle ilgili gerekli dikkati göstermeden kullanmaları nedeniyle kusur oranının % 60 olduğu" gerekçesiyle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 8.928,00 TL'nin ödeme tarihi olan 02.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, müvekkilinin sigortalısının herhangi bir kusuru bulunmadığını, hesaplamalarda iş iskelesi bedeli ile masa dolap montaj demontaj bedellerinin toplam zarara eklenmediğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalılar tarafından işletilen diş polikliniğinde yer alan diş ünitesine bağlı hava ve su ile çalışan kreşuvar bardaklığına gelen pinömatik borunun patlaması sonucunda, davacıya Banka Yangın Sigortası Poliçesi ile sigortalı Halk Bankası Karabük Şubesini su basması sonucu oluşan hasarın rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulamasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 62 nci maddesi 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulamasına devam olunan mülga HUMK'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.