Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9761 E. 2025/7831 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/9761
Karar No
2025/7831
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 03.05.2015 tarihinde tren şefliğini ...'in, makinistliğini ... ve ...'un yaptığı trenin hemzemin geçitte ... plaka sayılı araca çarpması sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacıların murisi ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana geldiği hemzemin geçidin kuzey ve güney istikametli demir yolu girişlerinde engelleyici bariyer kollarının olmadığını, ayrıca hemzemin geçit üzerinde bulunan mevcut kulübenin demiryolundaki görüş mesafesini engellediğini, kazaya sebebiyet veren trenin hemzemin geçide yaklaşırken hızını azaltmadığını, davalı kurumun hemzemin geçitte gerekli önlem ve tedbirleri almadığını, kaza nedeni ile davacı ...'nın eşini, ...'nın babasını kaybettiğini ve destekten yoksun kaldıklarını, davalıya başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her davacı için ayrı ayrı 5.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 75.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana geldiği yer itibarıyla Yenice (...) Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın idari yargıda açılması gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, KTK‘nın 7, 8, 10 maddeleri gereğince Karayolları Genel Müdürlüğü, Tarım Orman ve Hayvancılık Bakanlığı veya ilgili Belediyeye husumetin yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu kaza sırasında tren makinistlerinin meskun mahalde bulunan kontrolsüz hemzemin geçide siren çalarak yaklaştıklarını, müteveffanın içinde bulunduğu aracın kontrolsüz olarak tren yoluna girmesi neticesinde makinistlerin seri fren kullanmalarına rağmen kazanın meydana geldiğini, aracın geçide yaklaşmadan 100 metre öncesinde demiryolu geçidi yaklaşma uyarı levhası, yine kontrolsüz geçide geldiğinde geçit mahallinde DUR-BAK-DİNLE-GEÇ uyarı levhalarının bulunduğunu, ancak aracın bu uyarı levhalarına ve yaklaşmakta olan tren siren seslerine aldırış etmeden trenin önüne çıkarak kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini bu durumun kaza sonrası tutulan tutanakta da belirtildiğini, davalı kurumca kaza sonrası yaptırılan idari tahkikat sonucuna göre de tren makinistlerinin meydana gelen kazadan dolayı kusurlu olmadıklarının tespit edildiğini, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hazırlık soruşturması aşamasında bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 02.06.2015 tarihli raporda; araç sürücüsü ...'ın trenin geçişini bekleyip trenin geçişinden sonra müsait olduğunda geçişini yapması gerekirken bu şekilde davranmayarak yapılan işaretlemeler ile geçiş hakkına sahip trene ilk geçiş hakkını vermediği, kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, tren makinistlerinin kusurlu eylemlerinin bulunmadığının belirtildiği, soruşturma aşamasında Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 17.06.2016 tarihli raporda; dava konusu kazanın meydana gelmesinde otomobil sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu davrandığı, makinist... , yardımcı makinist ... ve tren şefi ...'in kusurlu eylemlerinin bulunmadığının belirtildiği, eldeki davada talimat yolu ile aldırılan makina mühendisi ve Karayolları Trafik Fen Heyeti emekli üyesinin birlikte tanzim ettiği 16.11.2016 tarihli raporda; araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği, davalı ... makinistlerinin kusurlu eylemlerinin bulunmadığı yönünde görüş bildirdikleri, mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden aldırılan 15.01.2018 tanzim tarihli raporda da; meydana gelen kazada otomobil sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğu, davalı tren şefi ve makinistlerinin kusursuz olduğu, davalı ... İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne kusur yüklenmesinin mümkün olamayacağı yönünde görüş bildirildiği, tüm raporlar değerlendirildiğinde üçüncü kişi ...'ın ağır kusurlu eyleminin illiyet bağını kestiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın meydana geldiği yerde hemzemin geçidin kuzey ve güney istikametli demir yolu girişlerinde engelleyici bariyer kollarının olmadığı dosya içeriği ve bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, ayrıca "Hemzemin Geçitlerin Korunması Bakımı Ve Yönetimi İle Geçit Bekçilerinin Görevlerine Ait Yönetmelik"e göre otomatik bariyerlerin bakımının ... tarafından yaptırılacağının hüküm altına alındığını, dosyadaki bilgi, belge ve ifadeler doğrultusunda, engelleyici bariyer kollarının olmadığı ancak mekanik aksamının olduğu yani bariyerlerinin çalışır vaziyette olmadığı bir hemzemin geçitte meydana gelen ölümlü kazada, sadece araç sürücüne kusur yüklenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum olduğunu, davalı kurum üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirip olay yerinde bulunan demir yollarında bakım ve onarımı sağlamış olsaydı söz konusu kazanın meydana gelmeyeceğini, bu durumun da davalı kurumun kusurlu olduğunu ortaya koyduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı kurumun sorumluluğunda olan trenin hemzemin geçitte davada dışı araçla karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9761, K. 2025/7831, T. 14.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-9761-e-2025-7831-k-7a760d6dca6f