Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8770 E. 2024/4819 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8770
- Karar No
- 2024/4819
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/420 D.İş, 2022/418 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-11620 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü-İtirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/30588
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine,İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 01.09.2013 tarihinde davalı ... nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında yaya konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı ... şirketine ödeme için başvuruda bulunulduğunu ancak yasal süre geçmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 04.01.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 114.916,46 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın 8 yıllık zamanaşımına tabi olup kaza tarihi olan 01.09.2013 dikkate alındığında zamanaşımı süresinin son günü 01.09.2021 olmasına rağmen 15.10.2021 tarihinde açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacı tarafından sunulan raporda engel oranının kaza ile illiyetinin irdelenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle 7226 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme ve bu Kanun kapsamında 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yapılan süre uzatımı dikkate alındığında dava tarihi olan 15.10.2021 itibariyle zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam olunduğu belirtilerek davanın kabulü ile 114.916,46 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davanın 8 yıllık zamanaşımına tabi olup kaza tarihi olan 01.09.2013 dikkate alındığında zamanaşımı süresinin son gününün 01.09.2021 olduğu ve tahkim dosyasının ise zamanaşımı süresi dolduktan sonra 15.10.2021 tarihinde açıldığını, bilirkişi raporunda kazaya karışanların kusur durumunun incelenmediğini, davacının bahse konu kazaya ilişkin kalıcı maluliyeti bulunmadığını, maluliyet oluşmamasına rağmen oluşmuş kabul ederek tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, başvuru aşamasında yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporu ve mağdura ait son 3 aylık döneme ilişkin ücret belgesi sunulmadığını bu itibarla başvurudan önce müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, hesaplamaya ve karara esas alınan maluliyet raporunun usule ve ilgili mevzuata uygun olmadığını, raporun Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği'ne uygun düzenlenmediği ve bu yönetmeliği uygun rapor düzenlemeye yetkili bir hastaneden verilmediğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, raporda tespit edilmiş olan engel oranının kaza ile illiyetinin irdelenmediğini, davacının kaza sonrası yaşadığı maluliyete ilişkin bir muayenenin yapılıp yapılmadığının belli olmadığı gibi raporda tespit edilen maluliyet oranının fahiş ve söz konusu raporda bulunması öngörülen şekil şartlarının da eksik olduğunu, tazminat hesaplamasında devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemi, %1,8 teknik faiz ve aktüeryal yöntemin kullanılması gerekirken progresif rant yöntemi kullanılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda kaza tarihi itibariyle bakiye ömre bakılması gerekirken hesap tarihi ile bakılmasının Genel Şartlar ilgili maddesine aykırı olduğunu, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT'ne göre hesaplanacak ücretin 1/5'i oranında olması gerekirken tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle 7226 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme ve bu Kanun kapsamında 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla duran 95 günlük zamanaşımı süresinin 01.09.2021 tarihine eklenmesiyle dava açma süresinin 04.11.2021 tarihine kadar uzadığı bu itibarla dava tarihi olan 15.10.2021 itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı , Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru şartının yerine getirildiği, davacı tarafından sunulan raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, aktüer bilirkişi raporunda kullanılan verilerin Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, davacı lehine tam vekalet ücreti takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 01.09.2013 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3 üncü bendinde yer alan "14.867,06 TL " ibaresi çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.