Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7002 E. 2024/2364 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7002
Karar No
2024/2364
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/263 E., 2022/262 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-12416 DAVA TARİHİ : 21.06.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü/ İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/152118 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince tarafların itirazının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.01.2021 tarihinde davacının desteğinin yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının desteğinin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 82.104,79 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; desteğin alt ve üst soyunu gösterir aile nüfus kaydının dosya arasına alınması, kusur tespiti yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca alınan 03.02.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu, davacının desteğinin yolcu olduğu aracın sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, % 100 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi raporu ile 82.104,79 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, davacının davalıya sigortalı aracın sürücüsünün % 75 kusuru oranında tazminat talebinin olduğu, buna göre % 75 kusur oranına göre davalının 61.578,59 TL tazminattan sorumlu olduğu, davacının davalıya 24.03.2021 tarihinde başvuru yaptığı, bu tarihin 8 işgünü sonrası olan 05.04.2021 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 61.578,59 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davacı lehine 8.805,21 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; kaza tarihinin 10.01.2021 olduğunu, kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğunu, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu raporunun dosyaya sunulduğunu, tam kusur oranına göre davacı lehine 82.104,79 TL tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, desteğin alt ve üst soyunu gösterir aile nüfus kaydının dosyaya sunulması, destek tazminatı hesaplanırken tazminat talep etme hakkı olan tüm mirasçıların paylarının dikkate alınması, davaya konu kaza nedeniyle davacıya SGK’den ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi, ödeme yapıldıysa tazminattan mahsup edilmesi, desteğin kaza esnasında emniyet kemeri takmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, karar tarihi itibariyle faiz işletilmesi gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya 24.03.2021 tarihinde başvuru yaptığı, bu tarihin 8 işgünü sonrası olan 05.04.2021 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü, bu nedenle davacı vekilinin temerrüt tarihine ilişkin itirazının reddi gerektiği, davalı vekilinin itirazlarının incelenmesinde ise; tazminatın progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi tarafından doğru olarak hesaplandığı, desteğin alt ve üst soyunu gösterir aile nüfus kaydının dosyada mevcut olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından meydana gelen kaza nedeniyle davacıya ödeme yapıldığını gösterir somut bir delilin bulunmadığı, kaza tespit tutanağında desteğin emniyet kemeri takıp takmadığının belirlenmediği, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekili ve davalı vekilinin itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kaza tespit tutanağına göre tam kusurlu olduğu, Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca alınan 03.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda asli kusurlu olduğu, Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca alınan 01.04.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporunda ise tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, hakem heyetince davalıya sigortalı aracın sürücüsünün asli kusurlu kabul edilerek davacı lehine 61.578,59 TL tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı lehine tam kusur oranına göre 82.104,79 TL tazminata hükmedilmesi gerektiğini, hakem heyetince davalıya sigortalı aracın sürücüsünün Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan 01.04.2021 tarihli rapora göre tam kusurlu olduğu dikkate alınmadan % 75 kusur oranına göre tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, hakem heyetinin davalının savunmalarını dikkate almadığını, gerekçeli kararında davalının savunmalarına neden itibar edilmediğine ilişkin açıklama yapılmadan hüküm kurulduğunu, kararın gerekçesiz ve denetime elverişsiz olduğunu, desteğin alt ve üst soyunu gösterir aile nüfus kaydının dosyaya sunulması, destek tazminatı hesaplanırken tazminat talep etme hakkı olan tüm mirasçıların paylarının dikkate alınması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, karar tarihi itibariyle faiz işletilmesi gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; progresif rant yönetimine göre yapılan tazminat hesabının isabetli olduğu, desteğin alt ve üst soyunu gösterir aile nüfus kaydının dosyada mevcut olduğu, aktüer bilirkişi raporunda destekten yoksun kalan tüm kişilere pay ayrılarak hesaplama yapıldığı, pay dağılımında hata olmadığı, davacının davalıya 24.03.2021 tarihinde başvuru yaptığı, bu tarihin 8 işgünü sonrası olan 05.04.2021 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğünün anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (3) nolu bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde; Dosyanın incelenmesinde, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kaza tespit tutanağına göre tam kusurlu olduğu, Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca alınan 03.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda asli kusurlu olduğu, Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca alınan 01.04.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi raporunda ise tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında alınan aktüer bilirkişi raporu ile % 100 kusur oranına göre davacı için 82.104,79 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının davalıya sigortalı aracın sürücüsünün %75 kusuru oranında tazminat talebinin olduğu gerekçe gösterilerek davacı lehine 61.578,59 TL tazminata hükmedildiği, davacı vekilince karara karşı kusur oranı ve faiz başlangıç tarihi hususunda itiraz edildiği, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin kusura ilişkin itirazı değerlendirilmeksizin davacı vekilinin itirazının reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından kusur oranı yönünden temyiz edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 01.04.2021 tarihli raporunda davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, anılan raporda ceza soruşturma dosyasında daha önce alınan 03.02.2021 tarihli kusur bilirkişi raporunun da değerlendirildiği, sürücünün tam kusurlu olduğuna ilişkin tespitin kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olduğu, bunun yanında davacının desteğinin yolcu konumunda olup herhangi bir kusurunun bulunmadığı, yine davacının tahkime başvuru dilekçesinde % 75 kusur oranına göre tazminat talebi olduğuna ilişkin açık bir ifadesi bulunmadığının anlaşılmasına göre, Hakem Heyetince % 75 kusur oranına göre hesaplanan tazminata hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir. Şu durumda, Hakem Heyetince davacının desteğinin yolcu konumunda olduğu, ceza soruşturma dosyasında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 01.04.2021 tarihli raporda davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu gözetilerek % 100 kusur oranına göre hesaplanan tazminata hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazının incelenmesinde; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7002, K. 2024/2364, T. 04.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-7002-e-2024-2364-k-b42fdcf10b8d