Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5134 E. 2025/8564 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5134
Karar No
2025/8564
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/475 E., 2022/588 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.04.2018 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunan karşı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan poliçe teminatı aşılmamak kaydıyla tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline eksik evrakla başvuru yaptığını, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınması, maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağının tespitinin gerektiğini, davalının sorumluluğunun yalnızca sigortalısının kusuru nisbetinde ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/110794 sayılı dosyasında soruşturma sırasında davacı ile davalıya sigortalı aracın sürücüsü şüphelinin uzlaştığı, tarafların uzlaşması sebebine dayalı olarak 05.12.2018 tarihinde şüpheli hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, uzlaştırma işleminin usulüne uygun olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası uyarınca dava konusu eylem nedeniyle uzlaşmanın sağlanılması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı, dava açılmış ise davadan feragat edilmiş sayılacağının hüküm altına alınmış olduğu, soruşturması esnasında Cumhuriyet Başsavcılığında davacının davalıya sigortalı aracın sürücüsü ile uzlaşmış olması nedeni ile tazminat talep etme hakkının bulunmadığı, uzlaşmanın feragat hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası delaletiyle feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 03.12.2018 tarihinde imzaladığı uzlaşma teklif formunda uzlaşmanın hukuki sonuçları kapsamında aydınlatıcı bilgi verildiği, söz konusu uzlaşmanın CMK hükümlerine uygun olarak yapıldığı, davacının olayın asıl faili konumunda bulunan dava dışı sürücü ... ile uzlaşmış olması sebebi ile davacının tazminat davası açma hakkından uzlaşmak sureti ile vazgeçmiş olduğu, İlk Derece Mahkemesinin kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uzlaştırma teklif formunun bulunmadığını, müvekkiline uzlaşmanın hukuki sonuçlarının anlatılmadığını, uzlaştırma raporunda uzlaşma sağlanması halinde tazminat davası açılamayacağına ilişkin bir kaydın bulunmadığını, bu nedenle uzlaştırmanın usulüne uygun olmadığını, uzlaştırma kapsamında müvekkiline ödenen 3.000,00 TL’nin müvekkilinin zararını karşılamadığını, eldeki davanın 23.10.2018 tarihinde açıldığını, uzlaştırma raporunun ise dava açıldıktan sonra 03.12.2018 tarihinde düzenlendiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesince davacı ile davalıya sigortalı aracın sürücüsü dava dışı şüpheli ... arasında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/110794 soruşturma sayılı dosyası kapsamında uzlaşmanın sağlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davaya konu kaza nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/110794 nolu ceza soruşturması sonucunda, usulüne uygun hazırlanmış bir uzlaşma teklif formu olmaksızın tarafların imzaladıkları uzlaşma raporu uyarınca davalıya sigortalı aracın sürücüsü dava dışı şüpheli ... hakkında 05.12.2018 tarihinde kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş olup, dosyadaki belgelerden taraflara uzlaşmanın hukuki sonuçları hakkında aydınlatıcı bilgi de verilmediği görülmüş, bu hali ile taraflar arasında usulüne uygun bir uzlaşmanın sağlanmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte, 18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Şu durumda, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan iptal hükmü uyarınca işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5134, K. 2025/8564, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-5134-e-2025-8564-k-35746d2d6e94