Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1737 E. 2023/5823 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1737
Karar No
2023/5823
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/665 - 2021/588 DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilleri ... ... DAVA TARİHİ : 16.07.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı davalı ...Ş ile davacı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ...Ş vekili tarafından istenilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen gün ve saatte davalı ...Ş vekili ... ... ile davacı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili ... ... geldiler. Davalı ...Ş ile davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karar bağlanması için uygun görülen 02.05.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı şirketlerine ait fabrika binasında 10.02.2011 tarihinde yangın çıktığını, tüm önlemleri almalarına ve yine kısa sürede müdahale edilmesine rağmen yangının söndürülemediğini, şiddetli rüzgarın etkisi ile komşu fabrikalara sıçrayarak zarar verdiğini, davalı ... şirketinin sigortalıları olan dava dışı iki ayrı şirkete yaptığı hasar ödemeleri nedeniyle ve yangının çıkmasında hiçbir kusurlarının bulunmadığını bilmesine rağmen her biri ihtiyati tedbir talepli beş ayrı rücu davası açtığını, davacı şirketin bankalarındaki alacak ve mevduatları ile taşınmazı üzerine tedbir konulduğunu, yapılan yargılama sonucunda yangının çıkmasında ve davalının sigortalılarına ait fabrikalarına sıçramasında kusurlarının bulunmadığı tespit edilerek rücuan tazminat istemlerinin reddine karar verildiği ve kesinleştiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı şirket için 20.000,00 TL maddi tazminat ile davacılar için 5.000,00'... TL manevi tazminatın ihtiyati tedbir kararının alındığı 05.04.2011 taihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmişler, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 402.721,47 TL'ye yükseltmişlerdir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ... A.Ş.'nin fabrikasının 10.03.2011 tarihli yangında tamamen yandığını, tamamen yanan fabrikasında üretim yapıp satış yapma imkanı olmadığını, olmayan fabrikanın üretim yapamayacağından herhangi bir zararın oluşmasının da mümkün olmadığını, gerçek kişilerin malvarlığına mahkemece tedbir konmadığından ortakların farklı tüzel kişilik üzerinden ticari faaliyetine devam etmesinin mümkün olduğunu, davalı şirketin ihtiyati tedbir talepli açtığı dava sürecinde ... A.Ş hakkında verilen ihtiyati tedbir kararının fiilen uygulanmasının mümkün olmadığını, ... A.Ş.'nin banka hesaplarında nakit tutmadığını, bankalarda mevduatı olmadığından tedbir kararının uygulanamadığını, dolayısıyla hiçbir zararın da oluşmadığını ... sürerek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.03.2016 tarihli 2014/449-2016/82 sayılı kararı ile ihtiyati tedbir kararlarının haksızlığının davalının açmış olduğu rücuen tazminat davasının reddedilmesi ile ... olduğu, bilirkişi raporu ile hesaplanan tazminatın denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan bahisle 402.721,47 TL'nin 05.04.2011 tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 19.03.2019 tarih ve 2016/8976 - 2019/1591 sayılı kararı ile; "... Davacının kendi sigortasından olan alacağına konulan tedbir nedeniyle ve bu tedbirin kalktığı tarihe kadar olan sürede işleyecek yasal faizin gerçek zararı oluşturduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu kalem tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgıya dayalı gerekçe ile daha yüksek miktarda maddi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir... " gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada, dosya arasına celp edilen belgelerin bilirkişi vasıtası ile incelenmesinde ... Sigorta A.Ş. tarafından bloke edilen 2.000.000,00 TL tutara 05.04.2011- 23.11.2013 tarihleri arasında yasal faiz oranının %9 (yıl) esas alınmak sureti ile işlemiş faiz tutarının 474.904,11 TL olduğunun ve dolayısı ile davacının gerçek zararının tespit edilen tutar olduğunun sübut bulduğu, bu kapsamda mahkememizin bozma ilamına konu hükmünün davalı yanca temyiz edildiği ve davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle; usuli kazanılmış hak gözetilerek 402.721,47 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili ve davalı ...Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; 23.02.2021 tarihinde ... Sigorta tarafından ödeme yapıldığını, bu ödeme ile ilgili sigorta şirketi tarafından davacı tarafa tedbir nedeni ile yapılamamış ya da geç yapılmış bir ödeme bulunmadığının açık olduğu, ıslahın zamanaşımına uğradığını, dava tarihinden itibaren verilen faizle faize faiz işletilmiş olacağını ... sürerek kararın bozulmasının talep etmiştir. Davacı vekili; usulü kazanılmış hak dikkate alarak, alacağın "05.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerektiğini ... sürmüştür C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; haksız ihtiyati tedbir iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nun 49,50,51 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, ... Sigorta tarafından yapılan ödemenin sadece hesaplamada dikkate alınmış olmasında isabetsizlik bulunmamasına, bozma ile kesinleşen kısımlara ilişkin yeniden inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bozma öncesi verilen kararda hükmedilen tazminat miktarına 05.04.2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ve bu hususta bozma kararı verilmeyerek bozma ile faiz başlangıç tarihinin de kesinleşmiş olmasına göre mahkemece hükmedilen tazminat miktarına 05.04.011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1 Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “dava tarihinden” ibaresinin çıkartılarak yerine “05.04.2011 tarihinden itibaren” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...Ş'ye yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ...'ne iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1737, K. 2023/5823, T. 02.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-1737-e-2023-5823-k-77238d8dacf4