Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1655 E. 2023/6649 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1655
Karar No
2023/6649
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1038 Değişik İş- 2021/1038 Karar SAYISI : İHK-2021/40725 HÜKÜM/KARAR : Davalı vekili itirazının reddi / Başvurunun kabulü SAYISI : K-2021/150893 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, kaza nedeniyle maluliyeti oluşan müvekkilinin zararının giderilmesi amacıyla sigorta şirketine başvuru yapıldığını, Komisyon nezdinde gerçekleştirilen 2020.E.10405 sayılı başvuru dosyasında başvuranın sürekli iş göremezlik tazminatının 414.668,00 TL olarak belirlendiğini, ancak poliçe teminat limitinin 410.000,00 TL olduğunu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince taleple bağlı kalınarak 15.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiğini, sonrasında bakiye tazminatın davalı ... tarafından karşılanmadığını belirterek bakiye 395.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ...'nin 2021.E.10405 sayılı başvuru dosyasında verilen karara karşı itiraz yoluna gidildiğini, dosyanın derdest olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, başvuru aşamasında sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediğini, bu nedenle davalı ... şirketine usulüne uygun şekilde yapılmış bir başvurudan söz edilemeyeceğini, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, tazminat hesabında TRH Yaşam Tablosu ile % 1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, müterafik kusurun ve hatır taşımasının mevcut olduğunun tespiti halinde tazminat tutarından indirim uygulanması gerektiğini ve başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, davalı ... şirketine davacı tarafından usulüne uygun şekilde başvuru yapıldığı, 2020.E.10405 sayılı başvuru dosyasında davacı lehine taleple bağlı kalınarak 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiği ve davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince kesin olarak davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verildiği, bu nedenle derdestlik itirazının yerinde olmadığı, anılan başvuru dosyasında PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat tutarının 414.668,00 TL olarak belirlendiği, fakat poliçe teminat limitinin 410.000,00 TL olduğu, hükmedilen 15.000,00 TL tazminatın mahsubu ile 395.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminat talebinin yerinde olduğu'' gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 395.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, davalı ... şirketine usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, tazminat tutarının hesaplanmasında kaza tarihinden önceki 3 aylık net gelirin esas alınması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin Asliye Hukuk Mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "......'nin 2020.E.10405 sayılı başvuru dosyasında taleple bağlı kalınarak davacı lehine tazminata hükmedildiği, davacının bakiye sürekli maluliyet tazminatı bakımından davacının talep hakkı devam ettiğinden davalının kesin hüküm itirazının yerinde olmadığı, söz konusu başvuru dosyasında 15.000, 00 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiği ve İtiraz Hakem Heyetince kesin olarak davalı vekilinin tüm itirazlarının reddine karar verildiği, bu nedenle müterafik kusur ve hatır taşıması yönünden de indirim yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, işbu başvuruda daha önce yapılan tahkim yargılaması gereği bakiye miktara hükmedildiği anlaşıldığından, maluliyet raporuna ve hesaplamaya ilişkin itirazların reddine karar verilmesi gerektiği, davalı şirkete 09.07.2020 tarihinde başvuru yapıldığı, ancak eksik evrakların 07.01.2021 tarihinde tamamladığı anlaşılmakla davalı ... şirketinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99 uncu maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca 8 iş günü sonrası 20.01.2021 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla Uyuşmazlık Hakem Heyetince 20.01.2021 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olduğu ve davacı için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı" gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle ... kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu, 51 inci ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85 inci ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on yedinci fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 27.02.2020 tarihinde meydana gelmiş; hükme esas alınan ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 23.12.2020 tarihli maluliyet raporunda hangi yönetmeliğin esas alındığı belirtilmemiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacı, Tunceli'den Diyarbakır'a seyahat amacıyla araç sürücüsü olan arkadaşı ile yola çıktıklarını, bu sırada kazanın meydana geldiğini beyan etmiştir. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4. Davacı vekili tarafından sunulan başvuru dilekçesinde faiz talebinde bulunulmadığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 26 ıncı maddesinde (1086 sayılı HUMK’un 74 üncü maddesinde) belirtilen hakimin tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğine ilişkin düzenlemeye aykırı olarak ve istek aşılarak talepte bulunulmadığı halde hükmedilen tazminat tutarına temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. 5. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2, 3, 4 ve 5) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1655, K. 2023/6649, T. 18.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-1655-e-2023-6649-k-afe1fbde2ee7