Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10324 E. 2023/472 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10324
- Karar No
- 2023/472
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/331 E., 2017/364 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / Hükmün Düzeltilerek Onanması Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 31.01.2022 tarihli ve 2021/15340 Esas, 2022/1164 Karar sayılı ilamıyla hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Kararın düzeltilmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, karar düzeltme şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; fona devredilen Egebank A.Ş tarafından davalı şirkete 1.000.000.USD tutarında dövize endeksli kredi kullandırıldığını, kredinin geri ödenmemesi üzerine 11.05.2000 tarihinde hesabın katedildiğini, davalılar tarafından İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2000/560 sayılı dosyasından Egebank A.Ş aleyhine dava açıldığını, bankanın ihtara konu gerçek kredi miktarının tespiti ile kendilerinin mevcut alacaklarının takas-mahsubuna karar verilmesini talep ettiklerini, Banka tarafından İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2000/15608 sayılı icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/766 sayılı dosyasından itirazın iptali davası açıldığını, her iki dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, MBS Bilişim Ltd.Şti. alacağından banka alacağının takas - mahsubu neticesinde şirketin 1.387.492,68 USD alacaklı olduğuna karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, bu dosyalarda yapılan yargılama sürecinde alınan teknik bilirkişi raporları ile 02.09.1999 tarihli Yazılım ve Hizmet Sözleşmesinin piyasa koşullarına göre %40 fazla bir bedel üzerinden imzalandığının anlaşıldığını, şirkete yapılan fazla ödeme nedeniyle 21.12.2010 tarihi itibariyle müvekkili zararının 2.693.278,96 USD olarak hesaplandığını, davalılardan MBS Bilişim ve ... hakkında 6183 Sayılı Yasa Hükümleri gereğince işlem yapılmasına karar verilip davalılara ödeme emirleri gönderildiğini, ancak bu arada davalılar tarafından Fon aleyhine İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/37 esas sayılı dosyasında görülen istirdat davasının açıldığını, davanın her üç davalı lehine sonuçlanması sonrasında hüküm altına alınan 500.000,00 TL'nin İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün 2012/5223 sayılı dosyası ile sadece ... tarafından icra takibine konulduğunu, dosya alacağının MBS Bilişim ve ... tarafından diğer davalı ...'a muvazaalı olarak temlik edildiğinin ortaya çıktığını, oysa davalıların, müvekkili davacının gönderdiği ödeme emirleri nedeniyle kesinleşmiş 8.549.003,74 TL alacağını karşılayacak düzeyde malvarlığı bulunmadığını, geriye doğru iki yıl içinde yapılan bağışlamalar ve ivazsız tasarrufların hükümsüz sayılması gerektiğini, işlemin alacaklı Fon'dan mal kaçırmaya yönelik olduğunu öne sürerek; davalılar MBS Bilişim Hiz.ve Yönetim Dan. Ltd. Şti., ... ve ... tarafından İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2011/37 Esas sayılı dosya ile açılan istirdat davası dolayısıyla mahkemece davacılar lehine ferileri ile birlikte hüküm altına alınan 500.000,00 TL'nin amme borçluları MBS Bilişim Hizmetleri ve Yönetim Danışmanlığı Ltd. Şti. ve ... tarafından ...'a temlik edilmesine ilişkin tek taraflı tasarrufun, 6183 Sayılı Yasanın 24 ve devam eden maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ortada hukuken varolan, geçerli olarak doğmuş gerçek bir alacak ve hukuken geçerli bir takip bulunmadığını, TMSF 'nin alacaklı değil, kesinleşmiş mahkeme kararına göre borçlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6183 sayılı Amme alacaklarının tahsili usulü hakkındaki kanunun 24. maddesi uyarınca aynı Kanunun 27, 28, 29 ve 30. maddelerindeki tasarrufların iptale tabi olduğu, aynı kanunun 30. maddesi uyarınca borçlunun alacağın tahsiline imkan bırakmamak amacıyla borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kişiler ile yapmış olduğu tüm işlemlerin tarihleri ne olursa olsun hükümsüz olduğu, 30. madde uyarınca ...'ın borçluların mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini bilebilecek durumda oldukları, davalılar tarafından bunun aksinin ortaya konulamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/37 esas sayılı dosyasının konu olan 500.000,00 TL tutarındaki alacağın davalılardan ...'a temlikine ilişkin diğer davalılarca yapılan 26.10.2011 tarihli tasarrufun davacının fon alacağının temini yönünden iptaline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Dairenin 31.01.2022 tarihli ve 2021/15340 Esas, 2022/1164 Karar sayılı ilamıyla; "... 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava; 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Davacının bu davadaki amacı, yaptığı icra takibi nedeniyle alacağını tahsil edebilmek için yapılan alacağın temlikine ilişkin tasarrufun kendisi yönünden geçersizliğini sağlamak olup, davacının bu hakkı ayni değil şahsi sonuç doğurur. Davada tasarrufun iptali sebeplerinin olması halinde dava konusu alacağın temlikine ilişkin tasarruf için haciz yetkisine karar verilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece dava konusu davalılar arasındaki alacağın temlikine ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya icra takibine konu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere haciz yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken kararda yalnızca tasarrufun iptaline karar verilmesi doğru değil res’en bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri 1. Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde; düzelterek onama ilamının davacı lehine olacak şekilde verilmesine rağmen, duruşma vekalet ücretinin davalılar yararına verilmesinin hatalı olduğunu, davacı yararına verilmesi gerektiğini belirterek düzelterek onama ilamının bu yönden düzeltilmesini talep etmiştir. 2. Davalılar vekili karar düzeltme dilekçesinde; Asliye Ticaret Mahkemesinin 2000/560 E. Sayılı dosyasından verdiği karar değiştirilerek, kesinleşmiş bir hükmün konusuna giren miktarların tekrar yargılama konusu yapılarak kesin hükmün sonuçlarının bu konuda bir yargılamanın yenilenmesi kararı olmadan ortadan kaldırıldığını, esas alınması gereken kesin hükmün İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/560 E. Sayılı kararı olduğunu, çünkü bu kararın kesinleştiğini belirterek düzelterek onama ilamının kaldırılarak hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi, 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Daire kararında yer alan açıklamalara göre, 6217 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ıncı maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Dairemizin 31.01.2022 tarihli ve 2021/15340 Esas, 2022/1164 Karar sayılı ilamı ile temyiz incelemesi duruşmalı olarak yapılmış olup; söz konusu düzelterek onama ilamında; "davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, mahkemece dava konusu davalılar arasındaki alacağın temlikine ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya icra takibine konu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere haciz yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken kararda yalnızca tasarrufun iptaline karar verilmesi doğru değil res’en bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." denilerek davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek, hükmün res'en düzeltilerek onanmasına karar verilmiş olduğundan, duruşmada kendisini vekille temsil eden davacı yararına duruşma vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalılar yararına hükmedilmesi yanlış olup davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin karar düzeltme taleplerinin REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin karar düzeltme isteklerinin kabulü ile Dairemizin 31.01.2022 tarihli ve 2021/15340 Esas, 2022/1164 Karar sayılı Düzeltilerek Onama kararında yer alan " davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine," ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine "davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine," ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aynı Kanunun 442/3 ve 4421 sayılı Kanunun 4/b-1 maddeleri gereğince takdiren 1.470,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, Aşağıda yazılı fazla alınan red harcının karar düzeltme isteyen davalılara iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.