Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10299 E. 2025/9320 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10299
Karar No
2025/9320
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI: 2019/2454 E., 2022/686 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın, 19.02.2016 tarihinde müvekkillerinin müşterek çocukları ...'in kullandığı motosiklete çarpması sonucunda ...'in vefat ettiğini, her ne kadar kazanın oluşumunda kusurun tamamının müvekkillerinin murisi olan ...'e ait olduğu tespit edilmiş ise de, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre murisin kusurunun mirasçılara yansıtılamayacağını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile evlatlarını kaybeden müvekkillerinin her biri için yargılama aşamasında kesin olarak belirlenecek ve talep artırım dilekçesi ile artırılacak tutar açısından, şimdilik 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yargılama aşamasında kesin olarak belirlenecek ve talep artırım dilekçesi ile artırılacak tutar açısından şimdilik 100,00 TL tedavi gideri ve 100,00 TL defin giderleri masrafının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesine, müvekkillerinden anne ... için 150.000,00 TL ve baba ... için 150.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalı ...'dan alınarak müvekkillerineverilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, müteveffa desteğin kazada tam kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, dolayısıyla sigortacı olan müvekkilinin de sorumluluğu bulunmadığını, manevi tazminatın teminat kapsamında olmadığını, defin giderinden de sorumlu olmadıklarını, müterafik kusur durumunun dikkate alınması gerektiğini, faizin yasal faiz ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECEMAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; çift taraflı trafik kazasında davacıların murisi olan ...'in kazanın oluşumunda tamamen ve asli kusurlu olduğu, davalı tarafın herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı tarafın kusursuz olarak 2918 Sayılı Kanunun 85 ve 92.maddelerine göre sorumlu tutulmalarının hukuken mümkün olmadığı, davalı tarafın kusursuz sorumluluğunu gerektirir herhangi bir nedenin de bulunmadığı dikkate alınarak açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile davalı ... şirketinin zaman aşımı itirazının; Karayolları Trafik Kanunun 109/1 maddesine göre zararı öğrenme tarihinin en erken ATK tarafından düzenlenen 26.10.2016 tarihli rapor olduğu, rapor tarihi itibariyle 2 yıllık zaman aşımı süresi geçmemiş olduğundan reddine, davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemli davanın sübuta ermediğinden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunda davalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edilmiş olmasına, bu rapora davacılar vekilinin de itirazının olmamasına, ilk derece mahkemesince vefat edenin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olması nedeniyle destekten yoksun kaldığını iddia edenler yararına destekten yoksun kalma maddi tazminatına hükmedilemeyeceği görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı tarafın dayanağı yargısal içtihatların somut olaya ilişkin bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ölenin desteği durumunda olan kişilerin tazminata hak kazanması için ölen kişinin kusur durumunun hukuken bir önemi bulunmadığını, buna ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/17-787 Esas-2012/92 Karar sayılı içtihadı bulunduğunu, işleten murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olmasının destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesinin mümkün olduğunu, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılmasının yeterli olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10299, K. 2025/9320, T. 04.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-10299-e-2025-9320-k-fb7752dcd898