Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/1945 E. 2023/6426 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1945
Karar No
2023/6426
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/342 E., 2016/253 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı davalı ... ile feri müdahil Türkiye İş Bankası A.Ş. Vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.11.2019 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile feri Müdahil Türkiye İş Bankası A.Ş. vekili Avukat ... geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamnararak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 15.05.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; bir akaryakıt ana dağıtım firması olan müvekkili şirket ile müvekkil şirketin bayisi olan akaryakıt istasyonu işleten dava dışı ... Zirai Ürünleri Taşımacılık Petrol Ürünleri Gıda İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı ...'in ... Zirai Ürünleri şirketinin ortağı ve yetkilisi olduğunu, ... Zirai Ürünleri şirketinin genellikle ileri vadeli çekler vererek müvekkili şirketten akaryakıt ürünleri satın aldığını, 2014 yılı başlarına gelindiğinde alınan mal bedelleri karşılığı verilen çeklerin karşılıksız çıkmaya başladığını, bu nedenle keşideci/bayi şirket ve çekleri avalist sıfatıyla imzalayan ... hakkında Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2014/5674 Esas ve Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2014/7204 Esas sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, davalı ...'in taşınır ve taşınmaz mallarını icra takibinden önce başkalarına devrettiğinin anlaşıldığını, ... İlçesi, ... köyü 302 ada 7 parselde kayıtlı A Blok 3.kat 6 nolu bağımsız bölümü 25.02.2014 tarihinde 138.000,00 TL bedel ile davalı ...'e sattığını, davalı ...'in alacaklılarına ve özellikle müvekkili şirkete zarar vermek kastıyla taşınmazını sattığını, davalı ...'ün diğer davalının yanında çalıştığını, bu nedenle davalı ...'in içinde bulunduğu durumu ve zarar verme kastını bildiğini belirterek taşınmaz devrine ilişkin bu tasarrufun iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davalı borçlu hakkında aciz vesikası alınmadığını, dava şartının yerine getirilmediğini, belediyeden alınan emlak rayiç bedeline göre taşınmazın bedelini 138.000,00 TL olarak gösterdiklerini, davalı ... ile bir akrabalıklarının bulunmadığını, yetkilisi-ortağı bulunduğu hiçbir şirkette çalışmadığını, taşınmazı gerçek değeri ile vadeli olarak yatırım amacı ile satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu ile aynı iş yerinde çalışan davalı ...'ün diğer davalının borcu olduğunu ve hakkında icra takibi yapıldığını hayatın olağan şartlarına göre bilmesinin gerektiği, tasarrufun alacağın tahsiline engel olmak için yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İİK.277,278,279 maddeleri uyarınca Mersin İli, ... İlçesi, ... Mah. 302 ada 7 parsel A blok 3. Kat 6 nolu bağımsız bölümün davalı ... tarafından diğer davalı ...'e 25.02.2014 tarihinde satış şeklinde yapılan tasarrufun iptaline, davacının alacaklı olduğu Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2014/5674 ve Ankara 16. İcra Müdürlüğü 2014/7204 sayılı takip dosyaları yönünden davacıya cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve fer'i müdahil Türkiye İş Bankası A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... temyiz dilekçesinde; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, borçlu hakkında aciz belgesi olmadığını, davalı borçlunun malvarlığının davacının alacağını karşılayıp karşılamayacağı konusunda bilirkişi raporu alınmadığını, borcun doğumunun tasarruf tarihinden sonra olduğunu, taşınmazı davalı borçlu Murat'tan 275.000,00 TL bedelle yatırım amaçlı aldığını, bu bedelin çek ile ödenmesinin kararlaştırıldığını ve bu şekilde ödendiğini, diğer davalı ile akrabalık bağı, tanışıklık vs olmadığını, ...'in yanında veya ortağı olduğu şirkette çalışmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil Türkiye İş Bankası A.Ş. Vekili temyiz dilekçesinde; borçlu şirketin teminatında yer alan 1.dereceden 275.000-TL limitle müvekkili bankaya ipotekli Mersin İli, ... İlçesi, ... Mah. 302 ada 7 parselde kain A Blok 3. Kat 6 numaralı bağımsız bölüm sayılı taşınmaz hakkında Adana 13. İcra Müdürlüğü’nün 2015/4212 Esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, ipoteğe konu dava konusu taşınmazın Mersin 2. İcra Müdürlüğü’nün 2015/161 Tal. sayılı dosyasından 18.11.2015 tarihinde gerçekleştirilen satışta 250.000,00 TL’ye müvekkili bankaya ihale edildiğini, davacı taraf ve dava dışı borçlu ... Zirai Ür. Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan ihalenin feshi talebiyle Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/734 Esas sayılı dosyasından şikayet yoluna başvurulduğunu ve anılan davanın derdest olup, ihalenin henüz kesinleşmediğini, bu nedenle müvekkili bankaca Adana 13. İcra Müdürlüğü’nün 2015/4212 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu takip dosyasından yürütülen cebri icra yolu ile satış işlemlerinin ve ihalenin feshi davasının bekletici mesele sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, tasarrufun iptali ve davacı alacaklıya cebri icra yetkisi verilecek olsa dahi müvekkili bankanın ipotek hakkının korunmasını sağlayıcı yönde karar vermesi gerektiğini, müvekkili bankanın “davalı” olarak gösterildiğini, oysa ki işbu davadaki sıfatının “müdahil” olduğunu, gerekçeli kararda davalı olarak gösterilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Türkiye İş Bankası A.Ş. davaya fer'i müdahil olarak katılmış olup, Mahkemece gerekçeli karar başlığında Türkiye İş Bankası A.Ş.'nin fer'i müdahil olarak gösterilmesi gerekirken davalı olarak gösterilmiş olması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş ve bu nedenle bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazın tapuda gösterilen satış değeri ile bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değeri arasında mislini aşan fark bulunmasına, taşınmazı devralan davalı 3.kişi ...'ün davalı borçlu ...'e ait akaryakıt istasyonunda çalıştığından İİK'nun 280/1 maddesi gereğince borçlunun mali durumunu ve alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davalı ...'ün tüm, fer'i müdahil Türkiye İş Bankası A.Ş. Vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3.İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır. (İİK.md.281) Bu yasal nedenle de, davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı). Genelde denilebilir ki, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır. Öte yandan, tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip, borçlu ile tasarrufta bulunan şahsın tasarrufa konu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve davacının icra takibine konu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmesi gerekir. Somut olayda, dava konusu taşınmaz 25.02.2014 tarihinde davalı borçlu ... tarafından davalı 3.kişi ...'e devredilmiştir. Taşınmaz ...'e devredildikten sonra, 12.03.2014 tarihinde davalı ...'in ortağı olduğu ve davacının da hakkında icra takibi yaptığı dava dışı asıl borçlu ... Zırai Ürn.Taş.Pet.Ürn.Gıda İnş.San.Tic.Ltd.Şti.nin 275.000,00 TL borcu nedeniyle Türkiye İş Bankası A.Ş. Lehine ipotek tesis edildiği, söz konusu ipotek borcu nedeniyle Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün 2015/4212 E. Sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığı, Mersin 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/161 Talimat sayılı dosyasından 18.11.2015 tarihinde yapılan ihale sonucunda 250.000,00 TL bedelle Türkiye İş Bankası A.Ş.'ye alacağına mahsuben ihale edildiği, ihalenin feshi için açılan davanın da reddedilerek ihalenin kesinleştiği ve sonuç olarak dava konusu taşınmazın tapuda Türkiye İş Bankası A.Ş. adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece davacıdan; taşınmazın devredildiği Türkiye İş Bankası A.Ş.'yi davaya dahil edip etmeyeceğinin sorulması, davaya dahili durumunda davalı ... ile Türkiye İş Bankası A.Ş. Arasında asıl borçlu ... Zırai Ürn.Taş.Pet.Ürn.Gıda İnş.San.Tic.Ltd.Şti.nin borçları nedeniyle tesis edilen ipotek işleminin de İİK'nun 280/1. Maddesi gereğince iptale tabi olup olmayacağının tartışılması ya da İİK'nun 283/2 maddesine göre davasını bedele dönüştürüp dönüştürmediğinin sorulması gerekir. Bu durumda yapılacak iş davacıdan, taşınmazın devredildiği Türkiye İş Bankası A.Ş.'yi davaya dahil edip etmeyeceği yada İİK'nun 283/2 maddesine göre davasını bedele dönüştürüp dönüştürmediği sorularak, davaya dahili istenildiğinde, müdahil olarak değil, davalı olarak Türkiye İş Bankası A.Ş.'yi davaya dahil ederek taraf teşkilini tamamlamak ve davalı ... ile Türkiye İş Bankası A.Ş. arasında asıl borçlu ... Zırai Ürn.Taş.Pet.Ürn.Gıda İnş.San.Tic.Ltd.Şti.nin borçları nedeniyle tesis edilen ipotek işleminin de İİK'nun 280/1. Maddesi gereğince iptale tabi olup olmayacağını tartışmak, aksi durumda ise bedele dönüşme halinde davalı 3.kişi ...'ün tasarrufa konu taşınmazı elinden çıkardığı 18.11.2015 tarihindeki ihale bedeli olan 250.000,00 TL ile ve davacının icra takibine konu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmesi yönünde karar vermekten ibarettir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ...'ün tüm, fer'i müdahil Türkiye İş Bankası A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle fer'i müdahil Türkiye İş Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, 2.037,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak duruşmada vekille temsil olunan fer'i müdahil Türkiye İş Bankası A.Ş'ye verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde fer'i Müdahil Türkiye İş Bankası A.Ş'ye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1945, K. 2023/6426, T. 15.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-1945-e-2023-6426-k-e51e184c371b