Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10142 E. 2023/2875 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/10142
Karar No
2023/2875
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/23 Esas 2020/1506 Karar HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/664 Esas 2019/1057 Karar Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı Güneş Sigorta A.Ş. yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılardan Anadolu Türk Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.06.2009 tarihinde davalıların Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (...) olduğu araçların karıştığı çok taraflı trafik kazasında davacı motosiklet sürücüsünün yaralandığını, malul kaldığını, sigorta şirketlerine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir sigorta şirketinden 500,00 TL, toplam 1.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini dava ve talep etmiş, 28.09.2019 tarihinde ... yönünden talebini 150.000,00 TL’ ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı Güneş Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunarak, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, tarafların kusur oranlarının ve davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun olup olmadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde zamanaşımı def’i ve yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, tarafların kusur oranlarının ve davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, Güneş Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne, 150.000,00 TL maddi tazminatın 27.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; taksirle yaralamaya neden olma suçunun sekiz yıl olduğunu, dolayısıyla olay tarihi dikkate alındığında 30.09.2015 tarihinde ceza zamanaşımı da dahil olmak üzere davacının talep hakkının zamanaşımına uğradığını, dosya kapsamında alınan kusur raporunun hüküm kurulmasına elverişli olmadığını, sigortalı aracın kusurunun bulunmadığını, yerel mahkemece müterafik kusur iddialarının değerlendirilmediğini, kask ve diğer koruyucu ekipmanın kullanılmamış olması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunun kabulünün gerektiğini, uzman olmayan bilirkişiden alınan rapora dayanılarak hüküm kurulduğunu, tüm talep için temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yasalara ve içtihatlara aykırı olduğunu, ıslah edilen tutar için ıslah tarihinden faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf taleplerinin, 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmuş olmasına, gelişen durumun varlığının iddia ve ispat edilmemesine göre, istinaf eden davalı vekilinin zamanaşımı definin kabulüne karar verilerek hüküm kurulması gerekirken zamanaşımı defi reddedilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın ... yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı Güneş Sigorta A.Ş. yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin yerinde olmadığını, kazadan sonra verilen 19.11.2009 tarihli geçici adli tıp raporunda kişinin kesin raporunun düzenlenebilmesi için grafilerinin ve müşahade evraklarının istendiğini bu tarihte davacının durumunun netleşmediğini, 31.05.2017 tarihinde Farabi Hastanesinde düzenlenen rapor ile özrün belirlendiğini ve zamanaşımı def'inin bu nedenle reddi gerektiğini belirterek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasında talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49, 50, 51, 52, 54, 56 ve 72 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 90 ve 109 uncu maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve gelişen durum iddiası bulunmamasına ve uzamış 8 yıllık ceza zamanaşımının dolmuş olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10142, K. 2023/2875, T. 06.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-10142-e-2023-2875-k-4d3f8e61a17b