Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10100 E. 2023/2485 K. – Trafik Kazasınd

Konu: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/10100
Karar No
2023/2485
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/982 Esas 2020/1692 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü/İstinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/704 Esas 2018/804 Karar Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.07.2014 tarihinde davalı ...’ ın sürücüsü, davalı ... ’ın maliki, davalı ... şirketinin de Zorumlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olduğu aracın, yaya kaldırımında iken müvekkiline çarpması osunucu oluşan çift taraflı tarfik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 25,00 TL sürekli iş göremezlik, 25,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsilini, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ’dan müşterek müteselsil tahsilini talep ve dava etmiş, 04.06.2018 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 214.902,46 TL’ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 8.239,83 TL’ ye, geçici bakıcı gideri talebini 10.462,50 TL’ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacının uğradığı zararı ispat etmesi gerektiğini, dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacının bakıma muhtaç olup olmadığı, iyileşme sürecinin uzman bilirkişi heyetince belirlenmesi gerektiğini, tazminat miktarının aktüer bilirkişilerce belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın prograsif rant esas alınmak suretiyle yapılması gerektiğini, bu yönteme göre yapılan hesaplamalarda hatalar bulunduğunu, trafik kazası nedeniyle davacıya Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen rücuya tabi gelir olup olmadığının araştırılması gerektiğini, acil sağlık ve tedavi hizmetlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu, sigorta şirketine karşı temerrütün delillerin sigorta şirketine tebliğ edildiği tarihten itibaren 8 iş günü geçmesi ile oluşacağını avans faizi talebinin hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunu, davacının maluliyetinin hastanelerde uygulanan yanlış tedavi ve davacının uyguladığı bilim dışı tedavi yöntemleri neticesi oluştuğunu, davacının Adli Tıp Kurumuna sevki ile malul kalmasındaki etkenlerin tesbitini talep ettiklerini, davanın Başkent Üniversitesine ve Sağlık Bakanlığı'na ihbarını talep ettiklerini, avans faizi ve temerrüde ilişkin taleplerin de yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamış, 08.05.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında aracını arkadaşına verdiğini, arkadaşının da komşusu davalı ... acil hastası olduğunu söylediği için arabayı ona verdiğini, davalı ...’ın da kaza yaptığını, davayı kabul etmediğini, kazayla ilgisi olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, maddi tazminat isteminin kabulüne, 233.604,79 TL maddi tazminatın davalılar ... ve Hüsein Yılmaz’dan kaza tarihinden, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek müteselsil tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ’dan müşterek müteselsil tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının bizzat kendisi ve tedavi gördüğü hastanelerde yanlış teşhis ve tedavi neticesi zararın arttığını düşündüklerinden HMK’nın 61 ve devamı maddeleri gereğince davanın Başkent Üniversitesi ve Sağlık Bakanlığı'na ihbarını talep etmelerine rağmen, mahkemece ara kararlarda ya da gerekçeli kararda ihbar taleplerine ilişkin hüküm kurulmadığını, avans faizine ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, tanıkları dinlenmeden ve delilleri toplanmadan, ön inceleme duruşması ile davacının Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na sevkine karar verildiğini, mahkemenin usule uygun olmayan işlemlerinden dolayı tanık beyanlarının Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca değerlendirilmediğini, davacının maluliyet oranı % 59 olarak belirlenmesine rağmen hesap raporunda davacının maluliyet oranının % 60 üzerinden değerlendirilerek hatalı hesaplama yapıldığını ve bu hesaplamanın da hükme esas alındığını, davacının bir bacağını kaybetmesi ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağını kesen sebeplerin mahkemece yeterince araştırılmadığını, Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporunda davacının yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun tespit edildiğini, kazadan itibaren 5 gün boyunca davacının yatarak tedaviye alınmaması, evde kaldığı süre boyunca bacağına uyguladığı bilimsel olmayan yöntemlerin bu sonuca yol açtığını dile getirdiklerini, ancak Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının her 3 raporda da davacının bizzat belirttiği ifadelerine yönelik bir değerlendirme yapılmadığını, kaldı ki davacının diyabet hastası olmasının bacağının kesilmesine etkisinin de irdelenmediğini, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporlarda çelişkiler bulunduğunu, davacının 25.07.2014 günü anılan hastanenin acil servisine başvurduğu, ancak hastaneden kendi isteğiyle ayrıldığı ve bu hususun tespiti için tutanak tutulduğunu, davacının meydana gelen zararın artmasında esas sorumlu olduğunu, davacının tedavi gördüğü hastanelerde bulunan her türlü belge ve dosyanın getirtilerek, toplanan tüm deliller doğrultusunda Adli Tıp raporu alınması gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı raporlara göre davanın kabulüne karar verilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... istinaf dilekçesinde; tanıkları dinlenmeden ve delilleri toplanmadan, ön inceleme duruşması ile birlikte davacının Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na sevki ile maluliyet oranı ve bacağının kesilip kesilmemesine yanlış tedavi olup olmadığının tespitinin istenildiğini, sahibi olduğu aracı arkadaşı ...’a bir işi olduğu için verdiğini, davalı ...’in de aracı Faruk’tan kendisinin haberi olmadan aldığını, kaza sebebiyle meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını, bu husus ve tanığı ...’un mahkemece dinlenmeden karar verildiğini, hatalı rapora dayanılarak karar verildiğini, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporuna göre davacının % 59 oranında vücut genel çalışma gücünden kaybettiği belirlenmesine rağmen 25.05.2018 tarihli hesap raporunda maluliyet oranının % 60 üzerinden değerlendirilerek hatalı hesaplama yapıldığını, hataya ilişkin itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, davacının bir bacağını kaybetmesi ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağını kesen sebeplerin mahkemece yeterince araştırılmadığını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... ve davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin maluliyet raporunda, maluliyet oranı %59 belirlenmiş iken, %60 maluliyet oranı ile hesap yapılmasının hatalı olduğu gerekçesi ile esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi tazminat isteminin kabulüne, 233.604,79 TL maddi tazminatın (davalılar ... ve ... 230.032,07 TL’ den sorumlu olacak şekilde) kaza tarihinden, sigorta şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek müteselsil tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ’dan müşterek müteselsil tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının bizzat kendisi ve tedavi gördüğü hastanelerde yanlış teşhis ve tedavi neticesi zararın arttığını düşündüklerinden HMK’nın 61 ve devamı maddeleri gereğince davanın Başkent Üniversitesi ve Sağlık Bakanlığına ihbarını talep etmelerine rağmen, mahkemece ara kararlarda ya da gerekçeli kararda ihbar taleplerine ilişkin hüküm kurulmadığını, bu hususta bildirilen tanıkları dinlenmeden maluliyet raporu alınmasının hatalı olduğunu, davacının bir bacağını kaybetmesi ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağını kesen sebeplerin mahkemece yeterince araştırılmadığını, Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporunda davacının yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun tespit edildiğini, kazadan itibaren 5 gün boyunca davacının yatarak tedaviye alınmaması, evde kaldığı süre boyunca bacağına uyguladığı bilimsel olmayan yöntemlerin bu sonuca yol açtığını, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının her 3 raporda da davacının bizzat belirttiği ifadelerine yönelik bir değerlendirme yapılmadığını, kaldı ki davacının diyabet hastası olmasının bacağının kesilmesine etkisinin de irdelenmediğini, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporlarda çelişkiler bulunduğunu, davacının 25.07.2014 günü anılan hastanenin acil servisine başvurduğu, ancak hastaneden kendi isteğiyle ayrıldığı ve bu hususun tespiti için tutanak tutulduğunu, davacının meydana gelen zararın artmasında esas sorumlu olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının açıklanan nedenler ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sigortacısı olduğu aracın davacı yayaya çarpması ile oluşan kaza nedeniyle iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu, 50 inci, 51 inci, 52 nci, 54 üncü, 56 ncı maddeleri, Karayolları Trafik Kanunun 85 vd. maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, alınan 11.08.2016 ve 14.08.2017 tarihli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı ve 22.04.2016 tarihli Hacettepe Üniversitesi Kalp Damar Cerrahi Bölümü raporlarında davacının bacağının kesilmesine trafik kazasının ve travma sonrası gelişen enfeksiyonun sebep olduğunun, yanlış tedavi uygulanmadığının tespit edilmesine, anılan raporların ayrıntılı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle; davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...' a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10100, K. 2023/2485, T. 27.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-10100-e-2023-2485-k-4e35a0021f5d