Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10049 E. 2023/2383 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10049
- Karar No
- 2023/2383
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1243 E., 2020/261 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi - Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/1418-2019/394 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.11.2007 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında ölen sürücünün kullandığı aracın kaza tarihinde geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmadığından, ölenin hak sahibi olarak davalılar eşi ve çocuklarına ... tarafından mahkeme hükmüne dayanılarak başlatılan icra takibi sonucunda 109.434,58 TL ödendiğini, bu miktarın ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 1.511,10 TL yasal faizi ile birlikte rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tek taraflı trafik kazasından kaynaklanmış olup müvekkillerinin 3. kişi sıfatı ile tazminat talep edebilecekleri ve davacı ... tarafından yapılan ödemenin rücu edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6,d ve 2918 sayılı kanunun 92-i bendiyle hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminat taleplerinin poliçe ve teminat kapsamı dışında olduğu belirtilmiş ise de, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın C.11. maddesinde bu genel şartların yürürlük tarihi 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacağı öngörüldüğü, somut olayda alacaklı Güvence Hesabının tazminat ödemesine yol açan trafık kazasının, mevzuatta belirtilen (01.06.2015) tarihten önce, yani 29.11.2007 tarihinde gerçekleştiği ve buna göre de genel şartların Güvence Hesabının tazminat ödediği olay için kazada ölen ...'ün mirasçıları davalılar yönünden uygulanamayacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın bir istirdat davası değil rücuen tazminata yönelik itirazın iptali davası olduğunu, davacı ...'nın rücu hakkı ve davalıların da sigortasız aracın sürücüsü ve işleteninin mirasçısı olmaları sıfatı ile sorumlu olup olmadıkları yönünde bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi uyarınca üçüncü kişiye ödenen tazminatın, Yönetmelik'in 16 ncı maddesi gereğince rücuen talep edilebileceğini, ...'nın rücu edebileceği tazminat tutarının sürücünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirleneceğini, zarara neden olan tescilsiz ve trafik sigortasız aracın kaza anındaki sürücüsünün (aynı zamanda aracın maliki/işleteni olan) davalılar murisi ya da başka kişi olup olmamasının davacının rücu hakkına engel oluşturmadığını, başka ifade ile davacının ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi gereğince hak sahiplerine ödediği tazminatı aynı Yönetmelik'in 16. maddesi gereğince zarara neden olan aracın işleteninin mirasçısı olan davalılardan rücuen tahsilini talep edebileceğinin tartışmasız olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zarara neden olan tescilsiz ve trafik sigortasız aracın kaza anındaki sürücüsünün (aynı zamanda aracın maliki/işleteni olan) davalılar murisi ya da başka kişi olup olmamasının davacının rücu hakkına engel oluşturmadığı, başka ifade ile davacının ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi gereğince hak sahiplerine ödediği tazminatı aynı Yönetmelik'in 16 ncı maddesi gereğince zarara neden olan aracın işleteninin mirasçısı olan davalılardan rücuen tahsilini talep edebileceği, bu nedenle mahkemenin yazılı gerekçe ile davanın reddine karar vermiş olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm oluşturulmasına, hükme esas almaya elverişli 04.02.2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile Adana 12. İcra Müdürlüğü'nün 2017/296 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın 101.342,51 TL asıl alacak, 1.399,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 102.741,87 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden asıl alacağa işleyecek yasal faiz üzerinden devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin ...'na herhangi bir borçlarının olmadığını, rücuen tazminat yargılamaya konu bir alacak olduğu için ilamsız takip yapılamayacağını, müvekkillerinin açtığı destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davada ... alacaklı ile borçlu sıfatının birleştiğini belirterek davanın reddini talep etmişse de davanın kabulüne karar verildiğini, bu nedenle ...'na karşı 3. kişi konumunda olduklarından alacaklı ile borçlu sıfatının birleşmeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; esas alınan rapordaki hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının ödediği tutarın tamamına işlemiş faiziyle birlikte davalılardan talepte haklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası sonucunda vefat nedeniyle ödenen destekten yoksun kalma tazminatının rücuen tazminine yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85 vd. maddeleri, Karayolları Trafik Yönetmeliği, ... Yönetmeliği'nin 9 ve16 ncı maddeleri, 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili ile katılma yoluyla temyiz eden davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle; davalılar vekili ile katılma yoluyla temyiz eden davacı vekilinin tüm temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.