Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2020/3381 E. 2023/7302 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/3381
Karar No
2023/7302
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/474 E., 2019/712 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; manevi tazminat talebinin kabulüne, maddi tazminat talebi yönünden feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yardım gönüllülerini taşıyan Mavi Marmara isimli gemi ile Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla uluslararası sularda seyrederken İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığını, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığını belirterek 45.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere el konulan eşyalarına yönelik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili, saldırının kınanması ve kararın yayımlanması isteminde bulunmuş; 03.11.2015 tarihli feragat dilekçesi ile sadece manevi tazminat talebi yönünden yargılamaya devam edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.04.2016 tarihli 2012/253 Esas 2016/155 sayılı kararı ile İsrail Devleti tarafından sadece insani sebeplerle hareket eden, silah bulundurmayan ve silahlı eylemde bulunmak gibi bir amaç da taşımayan kişilere yönelik, gereklilik ve ölçülülük ilkelerine aykırı biçimde müdahale edildiği, bu müdahalenin haksız fiil niteliğinde olduğu, hukuka uygun ve meşru kullanılmayan egemen güce dayalı davaya konu eylemler nedeniyle davalıya yargı bağışıklığı tanınamayacağı ve eylemlerin manevi tazminatı gerektirdiği gerekçesiyle 45.000,00 TL manevi tazminatın davalı İsrail Devlet'inden tahsiline; maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 25.06.2019 tarihli 2017/5003 Esas 2019/3543 sayılı kararı ile "...Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşması'nın 4. maddesinde; "Türkiye ve İsrail, diğer tarafa veya diğer taraf adına hareket edenlere hukuki veya başka bir sorumluluk yüklemeyecekleri ve bu anlayışın taraflardan herhangi birinin veya taraflar adına hareket edenlerin cezai veya hukuki sorumluluğu kabul ettiği veya üstlendiği şeklinde yorumlanmayacağı hususlarında mutabıktır. Her halükarda, bu anlaşma, İsrail'in, İsrail adına hareket edenlerin ve İsrail vatandaşlarının, Türkiye Cumhuriyeti veya Türk gerçek veya tüzel kişileri tarafından konvoy hadisesiyle ilgili olarak kendilerine yönelik doğrudan ya da dolaylı olarak Türkiye'de yapılmış veya yapılacak her türlü hukuki ya da cezai talebe ilişkin her türlü sorumluluktan tamamen muaf tutulmalarını sağlayacaktır" hükmü, 5. maddesinde; "Herhangi bir Türk gerçek veya tüzel kişisi tarafından veya bu kişiler adına, İsrail Hükümeti veya gerçek veya tüzel kişilerine karşı herhangi bir para talebi öne sürülmesi veya taleplerin sürdürülmesi halinde, yukarıdaki hükümlere bakılmaksızın, İsrail Hükümeti, onun adına hareket edenler ve/veya İsrail vatandaşlarının tüm kayıpları, masrafları, hasarları ve/veya harcamaları Türk Hükümeti tarafından karşılanacaktır" hükmü düzenlenmiştir. Anılan düzenleme karşısında mahkemece; davaya konu Mavi Marmara olayı (Konvoy Hadisesi) ile ilgili olarak İsrail Devleti aleyhine yapılmış eldeki tazminat talebi nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 124/2. maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti Maliye Hazinesi'ni davaya dahil etmek üzere davacı tarafa süre verilmesi ve dahil edildiği takdirde temyiz aşamasında yürürlüğe giren anılan anlaşmanın tüm maddelerini birlikte değerlendirerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Mavi Marmara gemisinde yolcu olarak bulunduğu sırada İsrail askerlerinin haksız saldırısı sonucunda yaralandığı, İsrail askerlerinin uluslararası kara sularında, insani yardım malzemesi dışında hiç bir şey taşımayan gemiye yapmış olduğu müdahalenin hukuka aykırı, gereklilik ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, davacının gerek kendisinin gördüğü şiddet, gerekse olay anında yaşadığı korku, arkadaşlarına yapılan muamele karşısında manevi olarak zarara uğradığı gerekçesi ile manevi tazminat talebinin kabulü ile 45.000,00 TL'nin İsrail Devleti'ne izafeten T.C. Devleti Maliye Hazinesi'nden tahsiline, maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın idarenin zarara uğramasına sebep olduğunu, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla yardım gönüllülerini taşıyan Mavi Marmara isimli gemide yolcu olarak bulunan davacının İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığı, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığı iddiası ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41,46, 47 ve 49 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/3381, K. 2023/7302, T. 31.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2020-3381-e-2023-7302-k-821efb85ebfa