Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/12335 E. 2011/12699 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/12335
Karar No
2011/12699
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 12/09/2007 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/03/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ve duruşmasız olarak incelenmesi bır kısım davalılar vekillerince süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 29/11/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan ... ve ... (kendilerine asaleten ...'a velayeten) vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan davacılar ile diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dava, çift taraflı ölümlü trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, müşterek çocukları 1996 doğumlu küçük ...’ın trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle, davalıların işleteni, sürücüsü ve yaşı küçük sürücülerin velisi olduklarını beyan ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Dava dilekçesinde de, aile reisinin denetim ve gözetim sorumluğu uyarınca velayet sahibi olarak davalı velilerin sorumlu olduğu belirtilmiş ve yaşı küçük sürücünün her iki velileri de davalı olarak gösterilmiştir. Bu istek ve dava dilekçesinin yazım şekli göz önüne alındığında, davanın TMK’nun 369. maddesinde düzenlenen ev başkanının sorumluluğuna göre açıldığının kabulü gerekir. Nitekim, mahkemece de olgu bu şekilde kabul edilmiş ve davalı küçüklerin anne ve babalarının TMK’nun 369. maddesi gereğince sorumlu tutulmaları yoluna gidilmiştir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4/1. maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı (TMK md. 118-395, 5133 sayılı K. md. 2) ile 3/12/2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işlere aile mahkemesinde bakılacağını, geçici 1. maddesi de; sonuçlanmamış davaların yetkili ve görevli aile mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır. Dava, TMK’nun ikinci kitabında yer almaktadır. Bu haliyle uyuşmazlığın aile mahkemesinde çözümlenmesi gerekir. Şu durumda, dava dilekçesinin görev yönünden reddi yerine işin esasının incelenerek karara bağlanması usul ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Temyiz edilen kararın gösterilen nedenle taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan ... ve ... (...'a velayeten) yararına takdir olunan 825.00TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 29/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/12335, K. 2011/12699, T. 29.11.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2011-12335-e-2011-12699-k-9a044add671a