Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2010/8952 E. 2011/10339 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/8952
Karar No
2011/10339
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/03/2009 gününde verilen dilekçe ile tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zararın tazmininin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 30/03/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 11/10/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı adına gelen olmadı, karşı taraftan davalı hazine vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dava, tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir. Davacı, 12.11.1971 tarihinde, adına tapulama sonucu tescil olunan, Pınarbaşı Köyü 918 nolu parselin, rıza ve bilgisi dışı, kendisinin imzası taklit edilmek suretiyle ve tapu elemanlarının katılımı ile satıldığını belirterek taşınmaz bedeli zararının tazminini istemiştir. Davalı idare, davanın reddini istemiştir. Yerel mahkeme, akit tablosu tanıklarını dinlemiş, davacı nüfus kaydını incelemiş ve davacı adına yapılan satışın gerçek ve doğru bir satış olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Dosyadaki belgelerden davacı adına tapulama sırasında kayıt ve tescil olan taşınmazın 22.03.1977 yılında davacı tarafından bir üçüncü kişiye satıldığına ilişkin akit tablosunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık bu satışın davacı tarafından yapılıp yapılmadığı ve gerçek bir satış olup olmadığı noktalarındadır. Yerel mahkemece akit sırasındaki tanıklar dinlenmiş ve satışı yapanın davacı olduğunu iddia etmişlerse de aksi beyanlarının kendilerinin sorumluluğuna neden olacağından bu beyanlara itibar edilmemek gerekir. Davacı kendisi yerine başka birinin imzası ile satışın yapıldığını iddia ettiğine göre akit tablasındaki imzanın davacıya ait olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/8952, K. 2011/10339, T. 11.10.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2010-8952-e-2011-10339-k-f10da2a679aa