Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/7534 E. 2026/11950 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/7534
Karar No
2026/11950
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1035E. 2024/244K. SUÇ : Hakaret HÜKÜMLER : İade, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; Sanıklar ..., ... ile ... hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu,

Sanık ... hakkında verilen hüküm ile sanık ... hakkında birleşen dosyadaki eylemi nedeniyle verilen davanın reddine dair hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, katılan vekilinin koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299/1 .maddesi gereğince reddine karar verilerek, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü ile sanık ... hakkında birleşen dosya için verilen davanın reddi kararına yönelik yapılan başvuru üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, 4 ayrı eylemden dolayı tek bir iddianame düzenlenmesinin kanuni hiçbir dayanağının bulunmadığına, usul ekonomisi gerekçesiyle dosyaların tefrik edilmemesinin yasaya, usule ve Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğuna, her bir sanık için delillerin toplanmasının ve inceleme süreçlerinin farklı olacağına, eksik inceleme ile hükümlerin kurulduğuna, eylem sayısınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, bu nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Birleşen Dosya için Verilen Davanın Reddi Kararı Yönünden, Mahkemece, birleşen dosyadaki paylaşımın sanığın dosyamıza konu 06.01.2019 tarihli paylaşımı olduğu gerekçesiyle davanın reddi yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden, Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın ikrarı ile sanığa ait "Facebook" isimli sosyal paylaşım sitesindeki hesabından yapılan suça konu paylaşıma ilişkin ekran görüntülerine göre sanığın mahkumiyetine, sabıka kaydı ile suçlu kişiliğine göre yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50., 51. ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmamasına yönelik, dava tek olduğundan bir kez vekalet ücreti verilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş katılan vekilinin bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak, 1.Sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmış olması karşısında, suçun kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından basit yargılama usulü uygulanamayacağından, basit yargılama usulü sonucu verilen hükme katılan vekili tarafından yapılan itiraz üzerine hatalı uygulama ile verilen indirim oranının uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Suç tarihinin 05.01.2019-07.01.2019 olarak yazılmaması, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanıklar ..., ... ile ... Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden, Sanıklar hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün bulunmadığı ve anılan kararların tirazın reddedilmesi suretiyle kesinleştiği belirlendiğinden, dava dosyasının, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık ... Hakkında Birleşen Dosyada Verilen Davanın Reddi Kararı Yönünden, Gerekçe bölümünün (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca, Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, sanık ... hakkında CMK 251/3. madde uyarınca indirim hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediği noktasındadır. İlk derece mahkemesi sanık hakkında TCK 125/3a ve 125/4 madde gereğince hapis cezasına hükmettikten sonra basit yargılama usulü uygulaması nedeniyle CMK 251/3 madde gereği cezayı 1/4 oranında indirerek hapis cezasına hükmetmiştir. Karara katılanın itirazı üzerine genel hükümlere dönen ilk derece mahkemesi sanık hakkında TCK 125/3a ve 125/4 madde uyarınca hüküm kurduktan sonra CMK 251/3 madde uyarınca indirim oranını korumuştur. Burada hakaret suçunun alenen işlenmesi nedeniyle suçun üst sınırı 2 yılı geçtiğinden CMK 251. maddede düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanması mümkün değildir. Ancak mahkeme hatalı bir şekilde basit yargılama usulü hükümlerinde indirim oranını uygulamıştır. Katılanın itirazı üzerine genel hükümlere dönen mahkemece bu durumda indirim oranının korunup korunmayacağı uyuşmazlığın konusunu oluşturmaktadır. CMK 252/3 madde uyartınca itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hallerde 251. maddenin 3. fıkrası uyarınca indirim uygulanır hükmünün nasıl yorumlanması gerektiğine bakacak olursak; Ceza hukuku normlarının yorumlanmasında geniş yorum başvurulmaması gereken bir kuraldır. Yine genişletici yorumun kıyas yasağına vardırılması veya yeni bir maddi ceza hukuku normu yaratma boyutuna ulaşmaması gerekir. Suç ve cezada kanunilik ilkesi gereği açıkça düzenlenmeyen bir konuyu sanık aleyhine kural haline getirmek ceza hukukunun kanunilik ve kıyas yasağı ilkeleriyle çatışır. CMK 252/3 madde açık bir şekilde hatalı dahi olsa basit yargılama usulü uygulanan bir hükme sanığın itiraz etmemesi halinde sanık dışındaki kişilerin itirazı üzerine genel hükümlere dönülmesi durumunda 1/4 indirim oranının uygulanacağını açık ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde hükme bağlamıştır. Somut olayımızda, basit yargılama usulü uygulanarak CMK 251/3. Madde uyarınca 1/4 indirim uygulanan hükme katılan itiraz etmiş olup genel hükümlere dönen mahkemenin yeniden hüküm kurarken CMK 252/3. Madde uyarınca 1/4 oranında indirim yapması yerindedir. Usul ve yasaya uygun hükmün onanması yerine bozulması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne karşıyım.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/7534, K. 2026/11950, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-7534-e-2026-11950-k-cb0196bf8783