Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2025/1038 E. 2025/8418 K. – İmar Kirliliğine
Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1038
- Karar No
- 2025/8418
- Karar Tarihi
- Konu
- İmar Kirliliğine Neden Olma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/292 E., 2023/1816 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma KARAR : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İmar kirliliğine neden olmak suçundan sanık ... hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. gereğince düşmesine, sanık müdafiine 17.900,00 Türk Lirası vekalet ücreti verilmesine dair Kandıra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli ve 2022/292 Esas, 2023/1816 sayılı Kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 gün ve 2025/9533 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “ 1- Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28/11/2023 tarihli ve 2020/2233 esas, 2023/8889 karar sayılı ilâmında ''...1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği nazara alındığında; sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi nedeniyle avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmıştır...'' şeklinde belirtildiği üzere, hakkında düşme kararı verilen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de; 2-Gerekçeli kararın 1. maddesinde sanık hakkında düşme kararı verildiği belirtildikten sonra 2. maddede "beraat eden sanık" ibaresi kullanılarak çelişkili şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un "Yargılama giderleri" başlıklı 324. maddesi; "(1) Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir. (2) Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir..." şeklinde düzenlenerek, avukatlık ücretlerinin yargılama giderleri kapsamında olduğu açıkça belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un "Sanığın yükümlülüğü" başlıklı 325. maddesi; "(1)Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir. (2)(Değişik fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.27.md) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hallerinde de birinci fıkra hükmü uygulanır. (3)Yargılamanın değişik evrelerinde yapılan araştırma veya işlemler nedeniyle giderler meydana gelmiş olup da, sonuç sanık lehine ortaya çıkmış ise, bu giderlerin sanığa yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında mahkeme, bunların kısmen veya tamamen Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verir. (4)Hüküm kesinleşmeden sanık ölürse, mirasçılar giderleri ödemekle yükümlü tutulmazlar." biçiminde, Anılan Kanun'un "beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi hâlinde gider" başlıklı 327. maddesi; "(1) Hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edilir. (2)Bu kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderler, Devlet Hazinesince üstlenilir." şeklinde, düzenlenmiştir. 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan, “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindedir. Somut olayda; sanık hakkında atılı suçtan düşme kararı verildiğinden hazine aleyhine sanık lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kandıra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli ve 2022/292 Esas, 2022/1816 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan verilen düşme kararında "Beraat eden sanıklar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre belirlenen 17.900-TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesine," ilişkin kısmın hükümden çıkartılmasına, 4. Karardaki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.