Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/9586 E. 2026/12040 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/9586
Karar No
2026/12040
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1080 E., 2024/2247 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; kapıya gelen şahısların kendilerini tanıtmadıklarına, yaka kartı, önlük veya sağlıkçı olduklarını belli eden herhangi bir şeyleri olmadığına, kamera kayıtları incelendiğinde ilk bakışta sağlıkçıya benzemediklerinin anlaşıldığına, şikayetçinin sağlık personeli olduğundan bahisle uygulanan artırımın kanuna aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sözün şikayetçiye yönelik olup olmadığının açık ve kesin olmadığına, tarafsız görgü tanığı bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınmadığına, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak; 1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması, ayrıca sanığın, suça konu sözlerinden dolayı cezalandırılmasının demokratik toplum düzeninin icaplarından olması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; şikayetçinin davranışlarına tepki olarak söylenen suça konu ifadelerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp ağır eleştiri, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, 2.Kabule göre ise; a.Dosya kapsamına göre olay tarihinde şikayetçinin aşılama için yanlış adrese gittiğinin anlaşılması ve sanık ile tanık ... .'nin beyanlarında şikayetçiyi hırsız veya tamirci zannettiklerini ve şikayetçinin sağlık görevlisi olduğunu belli eden giyimleri veya belgeleri olmadığını beyan etmiş olmaları karşısında; sanığın ''kamu görevlisine karşı görevinden dolayı'' hakaret etme kastının bulunup bulunmadığı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, b.Sanık ve tanık ... .'nin ısrarla kapılarının çalındığına ve rahatsız edildiklerini söyledikleri halde şahısların hiçbir şey söylemeden kapıları önünde durmaya devam ettiklerine, kapı merceğinden bakan sanığın şikayetçinin kapıyı dinlediğini gördüğüne yönelik anlatımları karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilip sonucuna göre hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/9586, K. 2026/12040, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-9586-e-2026-12040-k-f2a8fa94ae9d