Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/9042 E. 2026/10927 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/9042
Karar No
2026/10927
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2070 E., 2024/1372K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; 25.07.2023 tarihli dilekçesiyle davaya katılmak istediğini bildiren şikayetçi vekilinin talebi hakkında karar verilmemiş ise de, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören ve 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen şikayetçinin aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü; Sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz istemi; Türk askerine hakaret edildiği için yorum yaptığına, sözlerin hakaret niteliğinde olmadığına ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyiz istemi; duruşma davetiyesinin tebliğinin usulsüz olduğuna, katılma talebinde bulunamadıklarına, lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinde düzenlenen "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır." hükmüne aykırı olarak Mahkemece duruşma davetinin katılan vekili yerine doğrudan katılana yapılması nedeniyle tebligatın usûlsüz olduğunun anlaşılması karşısında, katılanın 5271 sayılı Kanun'un 233. ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu haklarını kullanabilmesi için katılan vekilinin duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen duruşma günü bildirilmeden ve 5271 sayılı Kanun'un mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. l V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, sair yönleri incelenmeksizin, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/9042, K. 2026/10927, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-9042-e-2026-10927-k-d725d7bd9b30