Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/5692 E. 2026/10825 K. – Cumhurbaşkanına

Konu: Cumhurbaşkanına Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5692
Karar No
2026/10825
Karar Tarihi
Konu
Cumhurbaşkanına Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1176 E., 2024/255 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, davaya konu sözlerin kamu görevlilerine yönelik olduğuna ve takdiri indirim uygulanmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Cumhurbaşkanına hakaret ile kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunun işlenmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 299. ve 125. maddelerinin ihlal edilmesine karşın, eylemin tek olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi gereğince daha ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca hüküm kurulmasının gerekmesi ve dosya kapsamından Balıkesir 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/692 Esas, 2021/914 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan ayrı bir kamu davasının açıldığı ve bu dosyada mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, bahse konu dava dosyasının akıbeti araştırılarak mümkün olması halinde birleştirilmesi, aksi halde usulüne uygun şekilde incelenip, tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek, fikri içtima ve mahsup hükümleri de nazara alınıp sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-5237 sayılı Kanun'un 299/2. maddesinde düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ve eylemin pandemi tedbirleri kapsamında sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu bir günde işlendiğinin anlaşılması karşısında, koşulları oluşmadığı hâlde aleniyet hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/5692, K. 2026/10825, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-5692-e-2026-10825-k-cfd8199176c3