Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/1296 E. 2026/3211 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1296
- Karar No
- 2026/3211
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2029 E., 2023/2074 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, cezalandırılmaya yeterli delil bulunmadığına, sadece polis memurlarının beyanlarına itibar edilerek ceza verilemeyeceğine, katılanın olay anında görevli olup olmadığının bilinmediğine, bir kısım delilin göz ardı edilemeyeceğine, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 280/1 (e) ve (f) maddelerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmadan hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 08.10.2020 tarihli kararın istinaf edilmesi üzerine incelemeyi yapan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23.12.2021 tarih ve 2021/2309 E., 2021/2547 K. sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hukuki süreçte belirtilen nedenle hükmün bozulmasına karar verildiği, fakat anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1 (e) ve (f) maddelerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açılarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 23.12.2021 tarihli bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak 28.09.2023 tarihinde mahkumiyete yönelik hüküm kurulduğu, bu kararın da sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 13.12.2023 tarih ve 2023/2029 E., 2023/2074 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilerek yargılamaya devam edilmesi sonrası verilen kararın Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarih ve 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı ilamında belirtildiği şekilde "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olması nedeniyle hükümsüz olacağı" anlaşılmakla karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür. VI. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.