Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/11808 E. 2025/6887 K. – Göçmen Kaçakçılı

Konu: Göçmen Kaçakçılığı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/11808
Karar No
2025/6887
Karar Tarihi
Konu
Göçmen Kaçakçılığı

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1641 E., 2024/1632 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmü istinaf edilmeden kesinleştiğinden, sirayet müessesesinin kanuni sonucu gereğince sirayet üzerine kurulan hükmün temyiz imkanının bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık ... tarafından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, istinaf yoluna başvurmayan sanık ... de istinaftan yararlandırılmak suretiyle sanıkların cezalarında indirim yapılarak hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'ın temyiz istemi, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde; Sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan verilen mahkumiyet hükmü istinaf edilmeden kesinleştiğinden, sirayet müessesesinin kanuni sonucu gereğince ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 31.01.2017 tarih, 2016/13-982 E. ve 2017/29 K. sayılı kararına göre, sirayet üzerine kurulan hükmün temyiz imkanı bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. ve 5271 sayılı Kanun'un 298. maddeleri uyarınca, sanığın temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanan sanık hakkında diğer lehe hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü istinaf edilmeden kesinleştiğinden, sirayet müessesesinin kanuni sonucu gereğince sirayet üzerine kurulan hükmün temyiz imkanı bulunmadığından, sanığın temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. ve 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddeleri uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy çokluğuyla REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Urla 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.04.2025 tarihinde karar verildi. Karşı Oy Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 11/03/2022 tarihinde işledikleri göçmen kaçakçılığı suçundan Urla 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2023 tarihli ve 2022/380 E. 2023/168 K. sayılı Kararıyla; • Sanık ...’ın göçmen kaçakçılığı suçundan Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine, • Sanık ...’ın göçmen kaçakçılığı suçundan; Türk Ceza Kanunu'nun 79/1-(b), 79/2-(b), 79/3, 62/1, 52/2, 53. maddeleri gereğince neticeten 5 yıl 10 ay hapis ve 40.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, • Sanık ...’in göçmen kaçakçılığı suçundan; Türk Ceza Kanunu'nun 79/1-(b), 79/2-(b), 79/3, 62/1, 52/2, 53. maddeleri gereğince neticeten 5 yıl 10 ay hapis ve 40.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, Karar verilmiştir. Dosyanın sanık ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 11/06/2024 tarihli ve 2024/1641-1632 E.K. sayılı Kararıyla; Sanık ... Demir hakkında verilen kararda Türk Ceza Kanununun 79/3. maddesi gereğince yapılan artırımın üst sınırdan olduğu gerekçesiyle artırımın 1/6 oranında yapılarak netice cezanın 4 yıl 13 ay 7 gün hapis ve 35.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf kanun yoluna başvurmayan sanık ... için ise söz konusu uygulamanın sirayeti ile bu sanığa da aynı cezanın verilmesine karar verilmiş ve dosya her iki sanık tarafından temyiz edilmekle yüksek Daireye gelmiştir. Yüksek Dairenin 16/04/2025 tarihli ve 2024/11808 E., 2025/6887 K. sayılı Kararıyla; • Sanık ...’in temyiz başvurusunun istinaf kanun yoluna başvurmaması sebebiyle sirayet müessesesinin kanuni sonucu olarak temyiz imkânı bulunmadığından reddine, • Sanık ...’ın temyiz başvurusunun ise esastan reddi ile hükmün onanmasına, Oy çokluğu ile karar verilmiştir. Sanık ...’ın hükmünün onanmasına ilişkin kararda bir ihtilaf bulunmayıp, sayın çoğunlukla aramızdaki uyuşmazlık Sanık ...’in temyiz başvurusunun reddi yerine esastan incelenmesi hususundadır. Bilindiği üzere, bir kararın temyiz edilip edilmeyeceği kanun tarafından belirlenir. Mahkemenin kanuna göre temyiz edilemeyecek olan bir kararın temyiz edilebileceğini kararında göstermesi, o kararın temyiz incelenmesinin yapılmasını sağlamaz. Kural olarak, Ceza Muhakemesi Kanunun uygulaması bakımından bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bununla birlikte, Ceza Muhakemesi Kanununda temyiz bakımından çeşitli kesinlik sınırları konulmuştur. Bunun dışında temyiz hakkını kısıtlayıcı bir hükme de yer verilmemiştir. İlk derece mahkemesi kararı bakımından kesin hükmün otoritesi kalkıp bölge adliye mahkemesi ceza dairesi tarafından yeni bir hüküm ihdas edildiği nazara alındığında, salt sirayet sonrası verildiğinden bahisle mahkeme kararının olağan kanun yolu denetimine kapatılması hakkın kısıtlanması niteliği taşıyacaktır. Dolayısıyla, sanık ...hakkında verilen hüküm bakımından temyiz istemin reddi yerine esastan incelenerek temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür.Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle sayın çoğunluğun ...’in temyiz isteminin reddi yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak edilememiştir.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/11808, K. 2025/6887, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-11808-e-2025-6887-k-509f5f133dc3