Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/5927 E. 2025/18304 K. – Cumhurbaşkanına

Konu: Cumhurbaşkanına Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5927
Karar No
2025/18304
Karar Tarihi
Konu
Cumhurbaşkanına Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1974 E., 2022/102 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince karar kaldırılarak mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; arkadaşına hitaben yazdığı yazıların üçüncü kişilerin bilgisine açık olmadığına, ilan etmedikçe yazıların aleni olamayacağına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığa yükletilen Cumhurbaşkanına hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, yapılan incelemede isabetsizlik görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda isabetsizlik bulunmadığından, aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY Sanık hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca Cumhurbaşkanına hakaret suçundan kamu davası açılmış olup, Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın beraatine karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyet kararı verilmiştir. Dairemiz sayın çoğunluk görüşüyle karar onanmıştır. Sanığın, suç tarihinde .. . Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda cezasını infaz ederken diğer odada kalan hükümlü arkadaşı ..'e kağıda özel not yazdığı, 17.01.2017 tarihinde gerçekleştirilen çatı aramasında söz konusu kağıt parçasının ele geçirildiği ve suç duyurusunda bulunularak sanık hakkında soruşturma başlatıldığı tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Öncelikli olarak bu aramada ele geçen bu kağıt parçasının tesadüfi bir delil olduğu, CMK 138/1. maddesinde sayılan suçlar arasında Cumhurbaşkanına hakaret suçunun olmadığı ve bu sebeple yasal delil olmadığı, sanığın cezalandırılması içinde başkaca bir delil olmadığından sanığın beraat etmesi gerektiği kanaatindeyiz. Kaldı ki bu delil yasal kabul edilse dahi kişiler arasındaki özel konuşmalarda veya yazışmalarda geçen hakaret içerikli sözlerin Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturmayacağı kanaatindeyiz. Şöyle ki; Cumhurbaşkanına hakaret suçu kişilere karşı işlenen suçlar arasında düzenlenmeyip devlete karşı işlenen suçlar arasında sayılmıştır. Her ne kadar Türk Ceza Kanunu düzenlenirken kişilere karşı hakaret suçunda gıyapta hakaret suçu düzelenmiş Cumhurbaşkanına hakaret suçunda bu düzenlemeye yer verilmemişse de, hakaret suçunun özü itibariyle hakaret içeren sözlerin dış dünyaya yansıtma iradesinin olması gerekir. Failin mağdur hakkındaki aşağılayıcı değer yargılarının başkalarına ulaşması ve onların da bu değer yargılarını katılmasını sağlama imkanı ancak üçüncü kişilere ulaşması halinde gerçekleşebilir ve ancak bu halde korunan hukuki değer tehlikeye düşmüş ve ihlal edilmiş sayılabilir. Diğer türlü kabul Ceza Hukuku alanının kişi özgürlüğü aleyhine ölçüsüzce genişlemesi sonucunu doğurmaktadır. Dış dünyaya yansımayan ve yalnızca kişiler arasındaki mektuplaşma, mesajlaşma şeklinde olan eylemlerde hakaret suçunun oluşmayacağı kanaatiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/5927, K. 2025/18304, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2023-5927-e-2025-18304-k-9efb4ac928a0