Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/8971 E. 2022/24933 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8971
Karar No
2022/24933
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama KARAR Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11/06/2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere TCK'nun 43. maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın anılan Kanunun 43/1. maddesine göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın katılan ...’a hakaret ettikten kısa bir süre sonra katılan ...’a hakarette bulunduğunun anlaşılması karşısında,aynı olayın devamı kapsamında aynı yer ve zaman dilimi içerisinde gerçekleştirilen hakaret suçunun, hukuken tek bir fiille gerçekleştirildiği, sanık hakkında, TCK’nın 125/1. maddesi uyarınca tek ceza verilip, bu cezanın aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karşın kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerde yeterli gerekçe gösterilmeden haksız tahrik hükümleri uygulanmayarak çelişki oluşturulması, 3- Suç tarihi itibariyle, TCK’nın 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçuyla birlikte işlenen hakaret ve kasten yaralama suçları uzlaşma kapsamında olmayıp, yapılan uzlaşma işlemleri bu nedenle de geçersiz ise de, 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/3. fırkasında yer alan "etkinlik pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar " ibaresi madde metninden çıkarılmakla TCK'nın 151. maddesinin uzlaştırma kapsamına girmiş olması ve soruşturma aşamasında hakaret ve kasten yaralama suçundan yapılan uzlaşma teklifinin usulsüz kaldığı,dosyada 02/12/2016 tarihinden sonra usule uygun uzlaştırma işlemlerinin yapılmadığı bu nedenle 6763 sayılı Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca hakaret ve kasten yaralama suçlarından usulünce uzlaştırma işlemleri yerine getirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, 4- İlk hükmün, yalnızca sanık tarafından temyiz edilip Yargıtay 15.Ceza Dairesi tarafından bozulmasından sonra, "cezayı aleyhe değiştirme" yasağı gözetilmeden ilk hükümde sanık hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarında adli para cezasına hükmedilmesine karşın, bozma sonrası kurulan hükümlerde hapis cezasına hükmedilerek, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine muhalefet edilmesi, 5- Daha önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında hakaret suçundan hükmolunan 29 gün hapis cezalarının, TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi, Kanuna aykırı ve sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/8971, K. 2022/24933, T. 08.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2022-8971-e-2022-24933-k-8315b82640c2