Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/7213 E. 2024/7780 K. – İmar Kirliliğine
Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7213
- Karar No
- 2024/7780
- Karar Tarihi
- Konu
- İmar Kirliliğine Neden Olma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/460 E., 2022/99 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Dairemiz tarafından verilen bozma kararı üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkeme kararıyla sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık, süre tutum dilekçesi ile verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihinde; sanığın maliki olduğu Dokuz Eylül Mahallesi ... Sokak No: 16 adresinde bulunan ve tapunun 1474 ada 27 parselinde kayıtlı taşınmaz üzerinde Belediyeden gerekli ruhsatı almadan üçüncü kat ve arka kısımda demir konstrüksiyon imalat yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olmak suçunu işlediği iddiası ile açılan davada, Yerel Mahkemece sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş, bozma sonrası yapılan araştırmada sanığın suça konu taşınmaz için yapı kayıt belgesi almadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında "Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran." kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup,İmar Kanunu'nun 5 inci maddesinde "Bina, kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme ve dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanmıştır. İmar Kanunu'nun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre "Derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir". Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 14 ve 3030 sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesine göre esaslı tadilat, "Yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen ve/veya inşaat alanını ve ruhsat eki projelerini değiştiren işlemler." şeklinde tanımlanarak, esaslı tadilatın, ruhsata tabi olduğu ifade edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, bilirkişi raporunda dava konusu üçüncü katın 12.10.2004 tarihinden önce yapıldığının ve yine arka kısımda yapılan demir konstrüksiyon imalatın bina tanımında olmadığının belirlenmiş olması karşısında, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2024 tarihinde karar verildi.