Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/2038 E. 2024/15180 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2038
- Karar No
- 2024/15180
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek esastan reddedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, mahkumiyete yeterli kesin, somut delilin bulunmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanık müdafinin bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup kamu görevlisinin, anılan Kanun'un 6/1-c maddesinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması, dolayısıyla her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının anılan maddedeki tanım çerçevesinde belirlenmesi, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Somut olayda, çarşı ve mahalle bekçisi olarak görev yapan katılanların sanığa kimlik sorması üzerine aralarında çıkan tartışmada sanığın hakaret etmesi; 11.06.2020 tarih ve 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu uyarınca çarşı ve mahalle bekçilerine durdurma, kimlik sorma ve benzer yetkilerin tanınması karşısında; suç tarihinde katılanların kimlik sorma yetkilerinin bulunmadığı, bu haliyle sanığın hakaret eyleminin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmemesi sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağının gözetilmemesi, 2- Sanık hakkında ''Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2 yıl 6 ay hapis cezasını içerir 2009/963 Esas, 2011/232 Karar sayılı'' ilamı uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekirken, sanığa ilişkin olmayan ''Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/263 Esas, 2002/474 Karar sayılı'' ilamının tekerrüre esas alınması, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 Sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Adana 25. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.