Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/14642 E. 2022/24632 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14642
Karar No
2022/24632
Karar Tarihi

KARAR

Sanık ... hakkında, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet, tehdit ve kasten yaralama suçlarından yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, ... Asliye Mahkemesince verilen 12/11/2019 tarih ve 2018/832 esas, 2019/1167 karar sayılı hükümlerin sanık müdafisi ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmeleri üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 20/01/2021 tarihli, 2020/3238 esas, 2021/1554 sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanık müdafii Av. ...'nın, 28/12/2017 tarihli vekaletname ibraz etmesi nedeniyle yerel Mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 27/12/2019 tarihli ek kararı kaldırılarak dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. 1- 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün temyizinde; Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan ilk savunmanın alındığı 23.06.2010 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği, Anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 2- Kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığa yükletilen tehdit ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, şeklinde karar verilmiştir. I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/10/2022 gün ve 2022/130221 sayılı yazısında; "İtiraz konusu, kasten yaralama suçu ile birlikte silahla tehdit suçunun oluşup oluşmayacağı ve sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir. "İtiraz konusu, kasten yaralama suçu ile birlikte silahla tehdit suçunun oluşup oluşmayacağı ve sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir. Katılan ... soruşturma aşamasında 04/03/2010 tarihli ifadesinde, olay günü sanığın kendisini telefonla arayarak görüşmek istediğini, arkadaşı ... ile birlikte sanığın bildirdiği yere doğru araçla gittikleri sırada sanığın aracı ile gelerek, önünde durduğunu, araçtan inip, elinde tabanca ile kendisine doğru geldiğini, kendisinin de direksiyon koltuğundan indiğini, sanığın “seni vuracağım” dediğini ve sol kapının yanında beklediği sırada bacaklarına doğru iki kez ateş ettiğini, isabet almadığını, üçüncü kez ateş ettiğini, sol bacağından vurulduğunu, sanığın elindeki tabancayı almak için tutup bırakmadığını, sanığın aracına binip gittiğini beyan etmiştir. Katılan ... kovuşturma aşamasında 23/06/2010 tarihli ifadesinde, olay günü sanığın kendisini telefonla arayarak görüşmek istediğini, arkadaşı ... ile birlikte sanığın bildirdiği yere doğru araçla gittikleri sırada sanığın aracı ile gelerek, önünü kestiğini, araçtan inip elindeki silahla kendisine doğru gelmeye başladığını, aralarında 1-1,5 metre mesafe kaldığında bacaklarına doğru iki kez ateş ettiğini, isabet almadığını, üçüncü kez ateş ettiğini, sol bacağından vurulduğunu, sanığın elindeki tabancayı tutup almaya çalıştığını ve aldığını, bu sırada sanığın kaçtığını beyan etmiştir. Katılan ... kovuşturma aşamasında 12/11/2019 tarihli ifadesinde, olay günü sanıkla telefonda tartıştıklarını, arkadaşı ... ile birlikte araçla gittikleri sırada sanığın aracı ile gelerek önünü kestiğini, bir kez havaya ateş ettiğini, sonra elinde silahla kendisine doğru geldiğini, araçtan indiğini, üzerine doğru gittiğini, silahı kendisine doğrulttuğunu, silahı aşağıya eğdiğini, sanığın silahla ateş ettiğini, ayrıca bacağına doğru iki kez ateş ettiğini, birisinin isabet ettiğini, sol bacağından vurulduğunu, silahı sanığın elinden aldığını beyan etmiştir. Sanık ... soruşturma aşamasında 22/04/2010 tarihli savunmasında, olay günü katılanın kendisini telefonla arayarak görüşmek istediğini, katılanın bildirdiği yere aracı ile gittiğini, katılanın aracın direksiyon koltuğunda oturduğunu, ...’ın da aracın arkasında ayakta bulunduğunu, aracın önüne geçip, aşağıya indiğini, katılanın da araçtan indiğini, kendisine doğru gelmeye başladığını, elindeki tabancayı doğrulttuğunu, tabancayı tuttuğunu, bu sırada tabancanın bir iki el ateş aldığını, birlikte yere düştükleri sırada tabancanın tekrar ateş aldığını, aracına binip olay yerinden gittiğini beyan etmiştir. Sanık ... soruşturma aşamasında 23/04/2010 tarihli sorgudaki savunmasında, olay günü katılanın kendisine mesaj çekerek çağırdığını, bildirdiği yere gittiğini, katılanın aracından inip, elinde tabanca ile kendisine doğru geldiğini, boğuştuklarını, tabancanın bir iki el ateş aldığını beyan etmiştir. Sanık ... kovuşturma aşamasında 23/06/2010 tarihli savunmasında, olay günü katılanın kendisini telefonla arayarak görüşmek istediğini, katılanın bildirdiği yere aracı ile gittiğini, katılanın araçtan indiğini, katılana doğru yürüdüğünü, aralarında 1 metre mesafe kaldığında katılanın elindeki tabanca ile ayaklarına doğru bir el ateş ettiğini, elindeki silahı tuttuğunu, boğuşma sırasında yere düştüklerini, silahın bir el daha ateş aldığını, katılanın yaralandığını görünce aracı ile olay yerinden uzaklaştığını beyan etmiştir. Tanık ... soruşturma aşamasında 04/03/2010 tarihli ifadesinde, olay günü katılanın yönetimindeki araçla gittikleri sırada bir aracın önlerinde durduğunu, sanığın elinde tabanca ile araçtan indiğini, katılan direksiyonda iken sanığın aracın sol tarafına bir el ateş ettiğini, katılanın araçtan indiğini, sanığın bir el daha ateş ettiğini, ikisinin boğuşmaya başladıklarını, sanığın dört el ateş ettiğini, boğuşma sırasında sanığın elinde bulunan tabancanın katılanın elinde kaldığını, sanığın da geldiği araçla olay yerinden gittiğini beyan etmiştir. Tanık ... kovuşturma aşamasında 12/07/2010 tarihli ifadesinde, olay günü katılan ile sanığın telefonda konuştuklarını, katılanın yönetimindeki araçla buluşma yerine gittiklerini, sanığın da aracı ile geldiğini, araçtan indiğini, katılanın araçtan inip sanığın yanına gittiğini, tartışmaya başladıklarını, araçtan inip yanlarına gidinceye kadar 2-3 el silah sesi duyduğunu, katılanın yaralı olduğunu ve elinde tabanca bulunduğunu gördüğünü, sanığın aracına binerek olay yerinden ayrıldığını beyan etmiştir. Tanık ... kovuşturma aşamasında 12/11/2019 tarihli ifadesinde, sanık ve arkadaşlarının kendisini tehdit ettiklerini, bu nedenle 12/07/2010 tarihli duruşmada yanlış beyanda bulunduğunu, olay günü katılan ve sanığın telefonla görüştüklerini, daha sonra sanığın telefonla aradığında katılanın cevap vermediğini, sanığın kendisini de telefonla aradığını, bulundukları yeri söylediğini, araçla seyir halinde iken sanığın aracı ile önlerinde durduğunu, araçtan inip ateş etmeye başladığını, katılanın da araçtan indiğini, bir süre boğuştuklarını, sanığın elindeki silahla katılanın bacaklarına doğru 2 el ateş ettiğini, katılanın yaralandığını, bu sırada sanığın “seni vuracağım” diyerek katılanı tehdit ettiğini, boğuşma sırasında katılanın sanığın elindeki silahı aldığını, silahın sanığa ait olduğunu beyan etmiştir. Katılan ... ve tanık ...’ın soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki ifadelerine ve tüm dosya kapsamına göre; olay günü katılan ve sanığın telefonla konuştukları, görüşmeye karar verdikleri, katılan ve tanık ...’ın katılanın yönetimindeki araçla buluşma yerine doğru gittikleri sırada, sanığın aracı ile katılanın içinde bulunduğu aracın önünü kestiği, araçtan inerek elinde tabanca olduğu halde katılanın bulunduğu araca doğru geldiği, katılanın da aracın direksiyon koltuğundan indiği, sanığın elindeki tabancayı katılana doğrultarak “seni vuracağım” dediği ve aracın sol kapısının yanında bekleyen katılanın bacaklarına doğru iki kez ateş ettiği, ancak isabet etmediği, üçüncü kez ateş ettiği, katılanın sol bacağından yaralandığı, sanığın elindeki tabancayı almak için tutup bırakmadığı, sanığın aracına binip olay yerinden gittiği anlaşılmakla, sanığın elindeki tabancayı katılana doğrultarak “seni vuracağım” dedikten sonra tabanca ile katılanın ayaklarına doğru üç kez ateş edip katılanı sol bacağından yaralaması şeklinde gerçekleştirdiği eyleminde, sanığın sözlerinin yaralama niyetini açıklama niteliğinde olduğu, bu itibarla kastının silahla yaralama suçuna yönelik olduğu, eyleminin kül halinde silahla kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, ayrıca silahla tehdit suçundan hüküm kurulması, yine sanık hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05/06/2013 tarihli 2012/498 Esas 2013/546 Karar sayılı kararında tekerrür hükmünün uygulanmadığı, söz konusu hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, hükümlerin Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 27/06/2018 tarihli 2016/3604 Esas 2018/12722 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/11/2019 tarihli 2018/832 Esas 2019/1167 Karar sayılı kararında sanık hakkında hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı bulunduğundan, sanık hakkında hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanması hukuka aykırılık oluşturmaktadır. Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanık ... lehine 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur." SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- İtirazımızın KABULÜ ile, 2- Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 20/01/2021 tarihli ve 2020/3238 Esas 2021/1554 Karar sayılı ONAMA kararının KALDIRILMASI, 3- ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/11/2019 tarihli 2018/832 Esas 2019/1167 Karar sayılı sanık ... hakkında silahla kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin BOZULMASI, 4- İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı CMK’nın 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, Arz ve talep olunur." şeklinde istemde bulunulması üzerine, dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: II- İTİRAZIN KAPSAMI İtiraz, sanığın katılana yönelik tehdit içeren sözlerin yaralama eyleminin irade açıklaması niteliğinde olup olmadığı ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir. III- KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçesi yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE, Yargıtay Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 20/01/2021 tarihli ve 2020/3238 Esas 2021/1554 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/11/2019 tarihli 2018/832 Esas 2019/1167 karar sayılı ilamın, sanık hakkında tehdit ve kasten yaralama suçları yönünden yeniden incelenmesi sonucu; Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Önceki hükmün sanık lehine bozulması nedeniyle, ''duruşmaya gelmediğiniz takdirde yokluğunuzda karar verilecek" biçimindeki ihtarlı tebligatın sanığın son beyan ettiği adresinden farklı olan adreslere çıkarılması nedeniyle usulsüz olduğu anlaşılmakla; sanığa yöntemine uygun şekilde yeniden duruşma gününü bildirir tebligatın çıkartılmadan, yokluğunda karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2- Sanığın, katılana “seni vururum” diyerek tehdit ettikten hemen sonra yaralaması biçiminde gerçekleşen eyleminde, tehdit içeren sözlerin yaralama eyleminin irade açıklaması niteliğinde olduğu ve eyleminin bir bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması, 3- İlk hükmün sadece sanık müdafisi tarafından temyiz edilip, Dairemizce bozulmasından sonra, "cezayı aleyhe değiştirme" yasağı gözetilmeden bozma sonrası kurulan hükümlerde tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, farklı gerekçelerle tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/14642, K. 2022/24632, T. 07.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2022-14642-e-2022-24632-k-0822d7f35954