Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/13770 E. 2022/23910 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2022/13770
Karar No
2022/23910
Karar Tarihi

K A R A R Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123/1. maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 16/10/2012 tarihli ve 2011/846 esas, 2012/794 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06/10/2022 gün ve 2022/104379 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; "1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesinde yer alan "Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, onbeş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümler hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca re'sen tetkik olunur. 1. (Değişik: 18/11/1992 - 3842/28 md.) İkimilyar liraya kadar (İkimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,(1) 2.(Değişik: 18/11/1992 - 3842/28 md.) Yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,(1) 3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, Temyiz olunamaz. Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz..." şeklindeki düzenlemenin Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği tarih olan 20/07/2016 tarihine kadar geçerlilik arz ettiği nazara alındığında, Tekerrüre esas alınan sanığa ait adli sicil kaydında bulunan ... Sulh Ceza Mahkemesinin 18/02/2011 tarihli ve 2009/181 esas, 2011/101 sayılı kararıyla verilen 1.000,00 Türk lirası adlî para cezasının, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği ve 5271 sayılı Kanun'un istinafa ilişkin hükümlerinin yürürlüğe girdiği 20/07/2016 tarihinden önce verilen kesin nitelikte, doğrudan adli para cezası olduğunun anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek nitelikte ilamın da bulunmadığı cihetle, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 01/11/2018 tarih 2016/13/860 esas 2018/498 sayılı kararında da bahsedildiği üzere; 5219 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 21/07/2004 tarihinden Anayasa Mahkemesi'nin 23/07/2009 tarihli ve 65-114 sayılı kararının yürürlüğe girdiği 07/10/2010 tarihine kadar 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre doğrudan verilen para cezaları ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre hem hapisten çevrilen hem de doğrudan verilen adli para cezalarında temyiz kesinlik sınırının 2.000 TL olduğu; 07/10/2010 tarihinden 6217 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 14/04/2011 tarihine kadar hem hapisten çevrilen hem de doğrudan verilen tüm adli para cezalarının miktara bakılmaksızın temyize tâbi olduğu, suç işlendiği tarihte yürüklükte bulunan Kanun hükümleri de gözetilmek suretiyle, 1412 sayılı CMUK'un 305/son maddesine göre temyize tabi kararların tekerrüre esas olabileceğinin kabulü gerekmektedir. İnceleme konusu somut olayda; sanığın adli sicil kaydında bulunan ve TCK'nın 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 18/02/2011 tarihli ve 2009/181 esas, 2011/101 sayılı ilamına konu kasten yaralama suçundan doğrudan verilen 1000,00 TL. adli para cezasının verildiği tarih itibarıyla tekerrüre esas alınabileceği anlaşılmakla, mahkemenin tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi koşullarını taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 29/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/13770, K. 2022/23910, T. 29.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2022-13770-e-2022-23910-k-90c0555a7d71