Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/13253 E. 2025/6387 K. – Cumhurbaşkanına

Konu: Cumhurbaşkanına Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2022/13253
Karar No
2025/6387
Karar Tarihi
Konu
Cumhurbaşkanına Hakaret

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/318 E., 2021/1719 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın eylemini ifade özgürlüğü ve anayasal özgürlükler çerçevesinde gerçekleştirdiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2015 tarih ve 2015/429 Esas, 2015/989 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın sanığın yokluğunda verildiği, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesinde "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebbellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklindeki düzenleme karşısında somut olayda; gerekçeli kararın anılan Kanun'un 21/1. maddesine göre sanığa tebliğine ilişkin tebligat parçasından adreste bulunmama nedeniyle sanığa keyfiyetin haber verilmesinin de en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirilmediği, anılan kanuni düzenlemeye uyulmadan yapılan bu tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın yöntemince kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşulları bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesince verilen 13.11.2019 tarihli ve 2019/753 Esas, 2019/1745 Karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği, 2.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 299/1, 2 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü üst hadlerine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 3. 5237 sayılı Kanun'un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 20.11.2015 tarihli savunmasının alınması işlemi olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu, Anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı kanunun 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkundaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/13253, K. 2025/6387, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2022-13253-e-2025-6387-k-2fe09cbec609