Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/39236 E. 2024/13589 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/39236
- Karar No
- 2024/13589
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR: Tehdit, hakaret HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; tehdit suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, alkolün etkisiyle atılı suçu işlediğine, pişman olup özür dilediğine ve cezanın ertelenmesini talep ettiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Adli sicil kaydında üç aydan fazla hapis cezasına ilişkin sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin uygulanamayacağı belirlenmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Sanığın suça konu sözleri yalnızca ihbar hattı operatörü olan polis memuruna söylemesine karşın, bahse konu sözlerin ses kaydına alındığı, katılan polis memurlarının bu ses kaydını dinledikleri ve görevli polis memurları tarafından yargılamaya konu olayın tutanak altına alınıp bu tutanağın resmi olarak değişik aşamalarda işlem gördüğü, bu suretle ihbar hattı operatörü dışındaki katılanların yokluğunda gerçekleşen hakaret suçunda, 5237 sayılı Kanun'un 125/1-son cümlesinde düzenlenen, birlikte ya da dağınık en az üç kişi ile ihtilat unsurunun gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkında aynı Kanun'un 43/2. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayin edilmiş ise aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Tehdit Suçundan Kurulan Hükme İlişkin 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesinde yer verilen "İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3 maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Geyve Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.