Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/35920 E. 2024/12084 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/35920
- Karar No
- 2024/12084
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında fuhuş suçundan verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında fuhuş suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince beraat hükümleri kurulmak suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; mağdurların beyanları, tanıkların anlatımları ve tüm dosya kapsamından atılı suçu işledikleri sabit olan sanıklar hakkında beraat hükümleri kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05.07.2022 tarihli ve 2021/9-359 Esas, 2022/528 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesinin Yargıtayca süregelen uygulaması, 7035 sayılı Kanun değişikliği ve gerekçesinde ifade edilen düzenleme amacı hep birlikte ele alındığında, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen maddi mesele değiştirilmeden ve yeni bir delil araştırmasına girilmeden Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın beraat kararı verilebileceği belirlenerek Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 1. Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanıkların aşamalarda suçlamayı kabul etmemeleri, mağdurların beyanları ve tanıkların anlatımları karşısında; atılı suçu işledikleri şüphe boyutunda kalan sanıklar hakkında beraat hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Trabzon 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.