Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/31252 E. 2024/4654 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/31252
- Karar No
- 2024/4654
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/28 E., 2016/460 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanıklar hakkında hakaret suçundan, eylemin karşılıklı gerçekleştirildiği kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan sanık müdafiinin temyiz istemi, kararı temyiz etmek istediğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Taraflar arasında yaşanan tartışmada sanık ...'ın, "...sen ruh hastasısın.", sanık ...'ın da "...adi kadın..." biçimindeki sözlerinden dolayı hakaret suçundan açılan davada Mahkeme, tüm dosya kapsamına göre hakaretin karşılıklı olması nedeniyle sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı vermiştir. IV. GEREKÇE Sanık savunmaları, alınan tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, komşu olan taraflar arasında yaşanan tartışmada, sanık ...'ın, "...sen ruh hastasısın..." biçimindeki sözlerine tepki olarak sanık ...'ın da "...adi kadın..." biçimindeki sözleriyle karşılık verdiği anlaşılmakla katılan sanık müdafiinin aşağıda belirtilen bozma nedeni dışında kalan diğer temyiz nedenlerine itibar edilmemiştir. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin ..., şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, ..., şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Sanık ...'a isnat edilen sözlerin, katılan ...'ın ..., şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı, olayın oluş şekli, söylendiği bağlam, söyleniş şekli gibi hususlar dikkate alındığında sözlerin, rahatsız edici kaba hitap tarzı niteliğinde olduğu anlaşılmakla sanık ... hakkında beraat kararı, sanık ... hakkında ise 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle her iki sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2024 tarihinde karar verildi.