Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/30585 E. 2024/4853 K. – İmar Kirliliğine
Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30585
- Karar No
- 2024/4853
- Karar Tarihi
- Konu
- İmar Kirliliğine Neden Olma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/218 E. 2016/362 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 7 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteğinin, hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığına, sanığın atılı suçu işlediğinin açık olduğuna, yeterli teknik inceleme yapılmadan karar verildiğine ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın ikamet ettiği dairenin balkonunu, demirden üst kısmını panjur ile kapatmak suretiyle müsnet suçu işlediği iddia edilmiş, ancak Yerel Mahkemece işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği kabul olunmuştur. IV GEREKÇE 1.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, beraat kararının dayanığını oluşturan uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükmün ilgili kısmına ''5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca.'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.