Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/23586 E. 2024/196 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/23586
- Karar No
- 2024/196
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/248 E., 2016/180 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, tehdit HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve tehdit suçlarından açılan kamu davalarında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz isteğinin; sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları gereğince ve ikinci kez katılanın yanına gittiklerinde de katılanı tehdit ettiklerinden ayrıca bu suçtan da cezalandırılmalarına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması gerektiğine yöneliktir. 2. Sanıklar müdafiinin temyiz isteğinin; sanıkların beraat etmeleri nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, kararın bu yönden bozulması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü, öğle saatlerinde zabıta görevlisi olan katılanın izinsiz seyyar satıcılık yapan sanıklara müdahalede bulunduğu sırada, sanıkların katılanı tehdit ettikleri, aynı gün akşam saatlerinde sokakta dolaşırken gördükleri, katılanı yine tehdit ettikleri iddia edilen olayda; sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olmadığı gerekçesiyle Yerel Mahkemece beraat kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Görevi yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanıkların yargılama konusu görevi yaptırmamak için direnme eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların 10.09.2015 tarihli savunmaları olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanıklar hakkında iştirak halinde tehdit suçundan açılan kamu davasında, sanık ...'ın 09.02.2016 tarihinde savunması alındığından zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede; 1. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden Sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanıklar hakkında beraat kararları verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Sair Sebepler Yönünden Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar yararına Hazine aleyhine maktu vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR A. Görevi yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına ''sanıklar kendilerini müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanıklar yararına 1.800,00 TL vekalet ücretinin Hazine'den alınıp sanıklara verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.