Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/28265 E. 2023/15815 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/28265
- Karar No
- 2023/15815
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kasten yaralama, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali Katılan ...(...) vekilinin, aynı zamanda sanık ... müdafii olduğu, sanık müdafii sıfatıyla kasten yaralama suçundan kurulan hükmü temyiz ettiği, katılan ... (...) vekili olarak kasten yaralama suçundan kurulan hükmü temyiz etmediği belirlenmiştir. Kasten yaralama suçundan verilen ek kararın ve aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümlere ve karara yönelik temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile 1. Sanık ... hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, 2. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, bu hükme yönelik temyiz başvurusu hakkında, 13.01.2016 tarihli ek karar ile 1412 sayılı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... (...) vekilinin temyiz isteği; sanık ...'in üzerine atılı aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçunun unsurlarının oluştuğu ve sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, vesaire ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin; suçun vasfına yönelik olmadığı belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Katılan ... (...) ile sanık ...'in suç tarihinde evli olup, bir kız çocuklarının olduğu ve evlilik birliği içerisinde satın aldıkları bir adet müşterek konutlarının bulunduğu, sanık ... tarafından 19.12.2014 tarihinde boşanma davasının açıldığı, bu davanın katılana 14.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanık ...'in daha önce katılanla birlikte oturdukları askeri lojmandan ayrılarak müşterek konuta gittiği ve muvazaalı bir takım işlemlerle müşterek konutu hakkında ek takipsizlik kararı verilen dayısı ...'ya 01.11.2014 tarihinde kiraladığı, katılan ... (...)'un suç tarihinde müşterek konuta yerleşmek amacıyla babası olan ... ile birlikte olay mahalline geldikleri, sanık ...'in, katılanı müşterek konuta almayarak aile hukukundan doğan yükümlülüğünü ihlal ettiğinin iddia edildiği olayda; Yerel Mahkemece, atılı suçun unsurları oluşmadığından beraat hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Müdafiinin Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Temyizinde, Sanık ... hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, 13.01.2016 tarihli ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir. B. Katılan ... (...) Vekilinin Sanık Hakkında Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğün İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Temyizinde, 1. Sanık ...'in savunması, katılanın beyanı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin 13.01.2016 tarihli ek kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğün İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan ... (...) vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.