Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/15252 E. 2013/14434 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2013/15252
Karar No
2013/14434
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, yaralama HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: 1-Sanık ... hakkında yaralama ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümlerinde, Beraat kararının niteliği ve gerekçeye yönelik açık temyiz olmadığı tespit edilerek, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5 ve CMK'nın 327/2. maddeleri uyarınca beraat eden ve kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık yararına ve hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak,hüküm fıkrasına, "2010 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5 madde ve fıkrası uyarınca 310.00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine" cümlesinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLEREK başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA, 2- Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmü ve sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyize gelince, a-Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmünde, Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur. Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir. Somut olayda, kavga sırasında fevri olarak amaçsız bir şekilde söylenen sözlerin tehdit suçunun unsurlarını oluşturmayacağı biçimindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile beraat kararı verilmesi, b- Sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde ise, Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; CMK'nın 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamaması, sanığın sabıka kaydında görünen ilamların silinme koşullarının oluşması karşısında, incelenen dosyada, sanığa yükletilen yaralama suçunda katılanın ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu mahkemece saptanıp, sanıktan tesbit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, hükmün açıklanmasıyla ilgili bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklik yerine getirilmeden “ katılanın zararını tam olarak gidermediğinden ” biçimindeki yetersiz gerekçe ve eksik inceleme sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile yaralama suçu açısından tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden tehdit suçu açısından ise tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/15252, K. 2013/14434, T. 13.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2013-15252-e-2013-14434-k-c8e17820912d