Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/14164 E. 2013/20541 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2011/14164
Karar No
2013/20541
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, 6136 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- 21.12.2007 suç tarihli 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet suçundan kurulan hükmün temyizinde; Sanığa yükletilen 6136 sayılı Kanun'a muhalefet eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak, a-5275 sayılı Kanun'un 108. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin hapis cezalarında uygulanabileceği gözetilmeden, adli para cezasıyla mahkumiyetine hükmolunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi, b-5237 sayılı TCK.nun 52. maddesinin 4. fıkrası uyarınca taksit aralığı belirtilmeksizin adli para cezasının 24 eşit taksitte ödenmesine hükmolunması, Kanuna aykırı, sanık ...'nın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, "mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına ilişkin bölümün karardan çıkarılması ve adli para cezasının birer aylık eşit taksitler halinde ödenmesi ifadesinin eklenmesi" suretiyle DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün, bu bağlamda ONANMASINA, 2- Suç tarihi 30.03.2008 olan 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve tehdit suçlarındaan kurulan hükümlerin temyizine gelince;

./..

-2-

Sair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; a-Tehdit suçunun nitelikli hali olan silahla tehdidin kabulü için, silahın, bizzat mağdura yönelik olarak görülebileceği,hissedilebileceği ve tehdidin üzerindeki etkisini arttıracak biçimde teşhir veya kullanılması gerekir. Mağdurun yokluğunda gerçekleştirilen tehdit eyleminin, silahla tehdit suçunu oluşturabilmesi bakımından, silahın, mağdurun evi , arabası gibi daimi kullanımında olan eşyalarında hasar,iz,emare gibi belirtiler oluşturacak ve bu suretle tehdidin üzerinde meydana getirdiği korkunun etkisini arttıracak tarzda kullanılması icap eder. Bu itibarla, mağdurun yokluğunda gerçekleşen tehdit eyleminde, salt silah teşhir edilmiş olması, suçun nitelikli halinin oluşumu için yeterli sayılamayacaktır. Bu bağlamda, yargılama konusu davada; Sanığın, müşteki ...'ın yokluğunda sarfettiği "onu yaşatmayacağını, öldüreceğini" biçimindeki sözlerin, şikayetçinin yokluğunda söylenmiş olması nedeniyle, eylemde silahın korkutucu özelliğinden yararlanılmış olmasından ve dolayısıyla tehdit suçunun nitelikli halinin oluştuğundan söz edilemeyeceği, eylemde silah teşhirinin ise, sanık hakkında TCK'nın 106/1-1.cümlesi gereğince, kişilerin vücut dokunulmazlığına yönelik tehdit suçundan dolayı temel ceza belirlenirken, suçun işlenmesinde kullanılan araç ve tehlikenin ağırlığı gibi ölçütlere göre, cezanın aşağı hadden uzaklaşılarak tayin edilme sebebi olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, suçun vasfında yanılgıya düşülerek, silahla tehdit suçundan hüküm kurulması, b-Sanığın 30/03/2008 tarihinde işlediği eylem nedeniyle 01/05/2008 tarih ve 2008/167 esas sayılı iddianame ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca cezalandırılması için açılan ve Osmancık Asliye Ceza Mahkemesinin 25.6.2008 tarih ve 2008/88-162 sayılı kararı ile birleştirme kararı verilen davada, sanığa iddianame okunarak savunması saptanmadan, hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 147 ve 191. maddelerine aykırı davranılması, c-6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dolayı hüküm kurulurken, adli para cezasının belirlenmesi ve cezanın bireyselleştirilmesine yönelik arttırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle TCK'nın 61/8. maddesine muhalefet edilmesi, d-TCK'nın 52. maddesinin 4. fıkrası uyarınca taksit aralığı belirtilmeksizin adli para cezasının 24 eşit taksitte ödenmesine karar verilmesi, e-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sadece 21.12.2007 olarak gösterilmesi, f-5275 sayılı Kanun'un 108. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin hapis cezalarında uygulanabileceği gözetilmeden, adli para cezasıyla mahkumiyetine hükmolunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık ...'nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

...

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2011/14164, K. 2013/20541, T. 26.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2011-14164-e-2013-20541-k-2ff7c5c61171