Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/13877 E. 2012/29528 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/13877
- Karar No
- 2012/29528
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A)Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak,TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık ...'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, hak yoksunluğuna ilişkin paragrafın "TCK'nın 53/l-(c) bendinde yer alan haklardan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA, B-Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Suç tarihi itibari ile katılan ve mağdurların Şehit Kemal Sunar Polis Merkezi Amirliğinde görevli bulundukları, sanık ...'ın saat 05.30 sularında 200 promil alkollü olarak karakolun önüne geldiği ve kendisinin dövüldüğünü beyan etmesi üzerine, bir şikayeti varsa gerekli işlemin yapılması amacıyla görevli polis memurlarınca karakola davet edildiği, sanığın karakola girmesine müteakip aldığı alkolun etkisiyle "bana savcıyı çağırın, bana valiyi çağırın, ...., siz bana hizmet etmek zorundasınız, beni emniyette herkes tanır, sizi yarın müdürlerinize ve savcıya şikayet edeceğim, sizi buradan sürdüreceğim" şeklinde sözler sarfettiği olayda, polis memurları olan şikayetçi ve mağdurların, sanığın şikayetini almakla görevli oldukları ve görevlerini yerine getirdikleri ve bu şekilde sanığın eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabule göre de; a-Sanığa yükletilen soruşturması ve kovuşturulması şikayete bağlı tehdit eyleminin suç tarihi itibariyle 5271 Sayılı CMK'nın 253/1-a maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında olması karşısında; öncelikle uzlaşma hükümleri uygulanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, b-TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi, Yasaya aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.