Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/27930 E. 2013/4977 K. – Tehdit
Konu: Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/27930
- Karar No
- 2013/4977
- Karar Tarihi
- Konu
- Tehdit
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Hükmün esasını oluşturan kısa kararın da yer aldığı 26.03.2008 tarihli tutanağın katip tarafından imzalanmayarak CMK'nın 219. maddesine muhalefet edilmesi, 2- Olayda tanık bulunmaması ve sanığın da ölümle tehdit etmediğini savunması, ancak soruşturma evresinde "ister geçir ister geçirme, bundan sonrasına ben karışmam" dediğini beyan etmesi karşısında, bu sözlerin TCK'nın 106/1. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında kalıp kalmadığı tartışılmadan, aynı madde ve fıkranın birinci cümlesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi, 3- Kabule göre de; 5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Kanun ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Anılan maddenin 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, YGCK'nın 3.2.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup, manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır. Sabıkasız olan sanığa yükletilen tehdit suçu nedeniyle mahkemece anılan Kanun maddesindeki koşulların bulunup bulunmadığının tartışılması yerine, "seçenek yaptırıma çevrildiği " biçimindeki yasal olmayan yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.