Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/19051 E. 2010/19333 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2010/19051
Karar No
2010/19333
Karar Tarihi

Görevi ihmal suçundan şüpheli avukat ... hakkında Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.01.2010 tarihli ve 2010/1009 soruşturma, 2010/371 esas, 2010/15 sayılı iddianame üzerine, son soruşturma açılmasına yer olmadığına dair Karşıyaka 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2010 tarihli ve 2010/29 dosya, 2010/22 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 07.06.2010 gün ve 2010/36334 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2010 gün ve 2010/146742 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Tüm dosya kapsamına göre; İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat ...’in; Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan İzmir 7.Çocuk Mahkemesinin 2007/211 esasına kayden görülen kamu davasında, yaşı küçük sanık ...’e, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2.maddesi uyarınca müdafii görevlendirilmesi için 08.03.2007 tarihinde baro başkanlığına yazı yazılmasına, 09.05.2007 ve 17.07.2007 tarihlerinde tekit edilmesine rağmen, 06.11.2007 tarihine kadar görevlendirme işlemini yapmadığının soruşturma kapsamından anlaşıldığı adı geçen şüphelinin üzerine atılı suçu ile ilgili mevcut deliller son soruşturmanın açılması için yeterli olup, delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 58/1 maddesinde “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet Savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz.” anılan Yasanın 62.maddesinde ise “Bu Kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar Birliğinin yahut baroların organlarında görevli olarak kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanununun 257.nci maddesi hükümlerine göre cezalandırılır.” hükümleri yer almaktadır. İncelenen dosyada, İzmir 7.Çocuk Mahkemesinin, 2007/211 esas sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü yargılamada, C.Y.Y.’nın 150/2 maddesi uyarınca yaşı küçük sanığa bir avukat görevlendirilmesi için İzmir Barosu Başkanlığına 8.3.2007 tarihli yazıyı gönderdiği, 9.5.2007 ve 17.7.2007 tarihli duruşmalarda isteğin yerine getirilmediğinin anlaşılması üzerine adı geçen baro başkanlığı iki kez uyarılmasına karşın 6.11.2007 tarihine kadar herhangi bir görevlendirme işlemi yapılmadığı görülmektedir. Avukat görevlendirilmesi isteği yazısı, İzmir Barosu Başkanlığının 15.10.2008 ve 14.7.2009 tarihli yazıları ile duruşma tutanaklarının, 5271 sayılı C.Y.Y.’nın 170/2 maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilebilmesi (iddianame düzenlenebilmesi) için suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. İzmir Barosu Başkanlığı Yönetim Kurulu üyesi olup suç tarihi itibariyle müdafii ve vekil görevlendirmesi işlerinden sorumlu şüpheli avukatın eyleminin, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun öğelerini oluşturup oluşturmadığının, leh ve aleyhine toplanacak tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin kararın, hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, görevi kötüye kullanma suçundan şüpheli ... hakkında Karşıyaka 2.Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 8.2.2010 gün ve 2010/29-22 sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.’nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin ayın yasa maddesinin 4/a fıkrası gereğince yerinde tamamlanmasına, 24.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/19051, K. 2010/19333, T. 24.11.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2010-19051-e-2010-19333-k-cea4203255ca