Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/1752 E. 2010/2542 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2010/1752
Karar No
2010/2542
Karar Tarihi

Görevli memura mukavemet suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 3 yıllık denetim süresi getirilmesine ve yükümlülüklere hükmedilmesine yer olmadığına dair ... 3. Çocuk Mahkemesinin 27/11/2008 tarihli ve 2007/569 esas, 2008/1428 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 28.12.2009 gün ve 73018 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2010 gün ve 1004. sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24/09/2008 tarihli ve 2008/22700 esas, 2008/14606 sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinde yer alan “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.” seklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında öncelikle suçun sabit olması halinde ceza hükmü kurulması gerektiği nazara alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 5560 sayılı Yasanın 23. maddesi ile CYY.nın 231. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu; mağdurun zararının karşılanmasını sağlaması ve daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki davranışlarının gelecekte tekrar suç işlemeyeceği kanısını uyandırması durumunda, belirlenecek denetim süresi sonuna kadar başka bir suç işlememesi koşuluyla, verilen hükmün sonuçlarının doğmasını önlemesi ve böylece kişiye işlediği suçun sonuçlarıyla yüzleşip pişmanlık duyarak mağdur, zarar görenler ve toplum karşısında hukuk kurullarına uygun ve barış içerisinde yaşaması için yeni bir olanak sunan hukuksal bir kurumdur. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını düzenleyen CYY.nın 231/5. Maddesinde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder.” denilmektedir. Bu yasal düzenlemeden açıkça anlaşılacağı üzere, yargılama sonucunda suçu işlediği kanısına varılan sanığın ilgili yasa maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ilişkin olarak hüküm kurulduktan sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerekirken ve esasen denetim süresi içerisinde suç işlenmesi durumunda açıklanmasına karar verilecek olan hükmün de geri bırakılmasına karar verilmiş olan bu hüküm fıkrası olduğu gözetilmeden, incelenen dosyada mahkemece ceza hükmü kurulmaksızın doğrudan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi yasaya aykırı görüldüğünden, 5271 sayılı CYY’nın 309/4. maddesi uyarınca; ... 3.Çocuk Mahkemesinin 27.11.2008 tarihli ve 2007/569 esas, 2008/1428 sayılı kararının YASA YARARINA BOZULMASINA, bozma doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 17.2.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/1752, K. 2010/2542, T. 17.02.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2010-1752-e-2010-2542-k-963358c9e81c