Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/16594 E. 2011/1332 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/16594
- Karar No
- 2011/1332
- Karar Tarihi
Görevi ihmal suçundan şüpheliler Avukat ... ve Avukat ... haklarında son soruşturmanın açılması talebini kapsayan Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02/10/2009 tarihli vc 2009/16387 soruşturma, 2009/6929 esas, 2009/366 sayılı iddianame üzerine, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/10/2009 tarihli ve 2009/282-300 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 12.05.2010 gün ve 30373 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 3.6.2010 gün ve 127137 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “İzmir Barosu Başkanlığının 07/10/2008 tarihli ve vc 073.1/1324 sayılı yazısı ile izmir Barosu müdafi ve vekil görevlendirmeleri işlerinden sorumlu yönetim kurulu üyelerinin 2006 Ekim-2007 Ekim tarihleri arasında Avukat ... ve 2007 Ekim'den itibaren Avukat ... olduğunun bildirilmiş olmasına göre, cinsel istismar ve ölümle tehdit suçlarından İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/219 esasına kayden görülen kamu davasında, sanık Arif Şen'e 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesi uyarınca müdafi, mağdure Ayşe Şen'e 234/2. maddesi gereğince vekil görevlendirilmesi için 28/08/2007 ve 16/10/2007 tarihlerinde baro başkanlığına yazı yazılmasına, 15/10/2007, 09/11/2007 ve 29/11/2007 tarihlerinde tekid edilmesine rağmen adı geçen şüphelilerin müdafi ve vekil görevlendirme işlemlerini yapmadıkları hususundaki mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olup delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 62. maddesinde "Bu Kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar Birliğinin yahut baroların organlarında görevli olarak kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesi hükümlerine göre cezalandırılır." hükümleri yer almaktadır. İncelenen dosyada, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2007/219 esas sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü yargılamada, C.Y.Y.'nın 150/3 maddesi uyarınca sanık Arif Şen'e bir müdafii ve 18 yaşından küçük mağdura da anılan Yasanın 234/2 maddesi gereğince bir avukat görevlendirilmesi isteğini İzmir Barosu Başkanlığına 28.8.2007 tarihli yazıyla ilettiği, isteğin yerine getirilmemesi nedeniyle baro başkanlığına gönderilen 15-16.10.2007, 9.11.2007 ve 29.11.2007 tarihli yazılara karşın sanığa müdafii ve mağdura avukat görevlendirilmemesi üzerine mahkemece 27.12.2007 tarihli oturumda suç duyurusunda bulunulmasına karar verilerek duruşmanın 17.1.2008 tarihine ertelendiği görülmektedir. Mahkemenin avukat görevlendirilmesi isteğine ilişkin yazıları, İzmir Barosu Başkanlığının İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği 7.10.2008 tarihli yanıt yazısı ile duruşma tutanaklarının, şüpheli avukatlar açısından 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 170/2 maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilebilmesi (iddianame düzenlenebilmesi) için suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. İzmir Barosu Başkanlığı Yönetim Kurulu üyesi olup suç tarihi itibariyle müdafii ve vekil görevlendirmesi işlerinden sorumlu şüpheli avukatlar ... ve ...'ın eylemlerinin, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun öğelerini oluşturup oluşturmadığının, leh ve aleyhlerine toplanacak tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin kararın, hukuka aykırı olduğunda kuşku yoktur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, görevi kötüye kullanma suçundan şüpheliler ... ve ... hakkında Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 30.10.2009 gün ve 2009/282-300 sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin aynı yasa maddesinin 4/a fıkrası gereğince yerinde tamamlanmasına, 9.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.