Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/15710 E. 2010/13156 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2010/15710
Karar No
2010/13156
Karar Tarihi

Cezaevinde ayaklanma suçundan sanık ...'un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 304/1-2-3. maddesi uyarınca 5 yıl hapis, sanık ...'ın anılan Kanun'un 304/1-2-3, 81/1. maddeleri gereğince 5 yıl 10 ay hapis, diğer sanık ...'ın aynı Kanun'un 304/1-2-3, 81/1-3. maddeleri gereğince 5 yıl 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair Ermenek Asliye Ceza Mahkemesinin 18/11/1999 tarihli ve 1997/111 esas, 1999/150 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, ... hakkındaki 18/11/1999 tarihli ve 1997/111 esas, 1999/150 sayılı hükmün iptaline, 5237 sayılı Kanun'un 296/son. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin, aynı Mahkemenin 23/12/2005 tarihli ve 1997/111 esas, 1999/150 sayılı ek karan ile ... ve ... hakkındaki 18/11/1999 tarihli ve 1997/111 esas, 1999/150 sayılı hükmün iptaline, 5237 sayılı Kanun'un 296/son maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin anılan Mahkemenin 22/02/2008 tarihli ve 1997/111 esas, 1999/150 sayılı ek kararınının Adalet Bakanlığınca 11.05.2010 gün ve 2010/30222 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2010 gün ve 2010/121814 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359-7944 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede, 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararma nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinden karar verilmesinde, 2- 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 saydı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenlemeye göre; Ermenek Özel Tip Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tecrit bölümünde kalan sanıkların havalandırmada bulundukları sırada, aynı bölümde kalan bir başka hükümlüyü kontrole gelen infaz koruma memurunu el yapımı silahtan sayılan aletle etkisiz hale getirerek üzerinde bulunan anahtarları alıp ana kapıyı kilitlemek suretiyle cezaevi idaresine karşı ayaklandıkları olayda ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uygulaması bakımında anılan Kanun'un 296/2. maddesi gereğince ayaklanma dışındaki silâhla tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silâhla yaralamaya teşebbüs, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık suçlarından da değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 1- 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/1. Maddesinde; “1 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak, Türk Ceza Kanununun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir” hükmü yer almış ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih ve 3- 162/173 sayılı kararında ise; sanık lehine olan yasa hükümlerinin saptanmasının delil toplanılmasını, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılması veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanmasının gerekmesi gibi yargılama ve hüküm kurma yöntemlerinin uygulanmasının gerektiği hallerde duruşma açılarak lehe incelemenin yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Açıklanan yasal düzenleme ve yargısal içtihat karşısında, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCY.nın ilgili hükümlerindeki suçlarla kıyaslanması ve bu amaçla suç öğelerinin tartışılması gerektiğinden, lehe incelemenin duruşmalı olarak yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Sanıkların Ermenek Ceza İnfaz Kurumundaki tecrit bölümünde iken, kontrole gelen infaz koruma memurunu, silah niteliğindeki delici kesici aletle tehdit edip etkisiz hale getirerek, anahtarları alıp, ana kapıyı kilitlemek suretiyle cezaevi idaresine karşı ayaklanmak suçu nedeniyle 765 sayılı TCY.nın 304/1, 2, 3. madde ve fıkraları uyarınca mahkum edildikleri, hükmün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCY.nın yürürlüğe girmesi nedeniyle lehe inceleme isteği üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda verilen ek kararlar ile; 5237 sayılı TCY.nın 296/1. maddesi uyarınca, ayaklanan hükümlü ve tutuklu sayısının üçten fazla olmaması nedeniyle suçun ceza verilemeyeceği gerekçesiyle önceki ceza hükümlerinin kaldırılmasına ve ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; yargılamaya konu suç öğeleri oluşmasa dahi, gerçekleştirilen eylemlerin başka suçları oluşturması halinde ilgili suçlardan dolayı ceza verilmesinin zorunlu bulunması nedeniyle lehe inceleme sırasında karşılaştırmanın bu suçlar bakımından yapılması gerekli bulunduğundan, Ermenek Asliye Ceza Mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen 18.11.1999 tarihli kararında kabul edilen eyleme göre; silah tehdidi ile görevliyi rehin alma biçiminde işlenen eylemin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturacağı ve ayrıca izinsiz silah taşıma suçunun da işlendiği gözetilmeksizin, yetersiz gerekçeyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı görüldüğünden, 5271 sayılı CYY.nın 309/4. maddesi uyarınca, Ermenek Asliye Ceza Mahkemesinin sanık ... hakkındaki 23.12.2005 tarih ve 111/150 sayılı ek karar ile; sanıklar ... ve ... haklarındaki 22.2.2008 tarih ve 111/150 sayılı ek kararının YASA YARARINA BOZULMASINA, bozma doğrultusunda duruşmalı uyarlama yargılaması yapılmak üzere müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 7.7.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/15710, K. 2010/13156, T. 23.12.2005, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2010-15710-e-2010-13156-k-7c5c8ea4b60f